Kelimeler arşivi içinde; başında "bazlar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. bazlar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bazlar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bazlar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BAZLAR
BAZLAR
Hidrojen iyonlarını alan kimyasal maddeler.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAZLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
BAZLAMAK
Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.
TERAZİ
Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. Su terazisi. Elektronik tartma aracı. Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.
AYAKÇIK
Çocukların ve cambazların boylarını yükseltmek için ayaklarına takıp gezdikleri sırık. Seyyar merdiven.
SİRK
Eğitilmiş hayvanların ve cambazların gösteri yaptıkları genellikle kapalı yer.
KÖPRÜCÜ
Köprü yapan kimse. Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım.
CAMBAZHANE
Cambazların oyunlarını gösterdikleri yer.
AYAKÇIL
Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların ve cambazların boylarını yükseltmek için ayaklarına takıp gezdikleri sırık. Taşınabilen merdiven.
DELESYON
Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA'da bir bazın ya da bazların yok olması hâli. Eksilme.
SİLİKAT
Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz.
GLUTARALDEHİD
Proteinlerin amino gruplarını ve DNA bazlarını alkilleyerek onların yapı ve işlevini bozarak hücre üzerinde zehirli etki oluşturan geniş spektrumlu bir jermisit.
FENOLFTALEİN
C20Hl4O4; asitlerin varlığında renksiz, bazların varlığında mor-kırmızı renk gösterdiğinden eşdeğerleyimde belirteç olarak kullanılan ak özdek.
AYAHÇAH
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların ve cambazların boylarını yükseltmek için ayaklarına takıp gezdikleri sırık. Merdiven.
CANBAZ
Sözlük anlamında canı ile oynayan demektir. İp üzerinde yürüyenlere ve yüksek dikili taşlara tırmananlara bu ad verilmiştir. İp canbazlarının özel adı Rismanbaz'dır.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AMFOTERLİK
Bir maddenin hem asitlerle hem de bazlarla tepkimeye girebilme özelliği.
KARBONAT
Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı. Sodyum bikarbonat. Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim.
DİMERİZASYON
Aynı polinükleotit iplikçik üzerinde (DNA) yan yana bulunan pirimidin bazları arasında özel bağların kurulması.
ÇORAKLAŞMA
Çoraklaşmak işi. Toprak alt tabakasında bulunan tuz ve bazların kılcallık yolu ile toprak yüzeyine çıkması sonucu bitki gelişiminin zorlaşması.
AMFOTERİK
Ortamın pH derecesine göre bir bileşiğin hem bazik hem asidik olmak üzere iki taraflı iyonize olma durumu. Ortamın pH durumuna göre bir bileşiğin hem asit hem de baz yüklü olması durumu. Hem asit hem de baz özelliği gösteren, asit veya bazlarla birleşebilen. Zıt özelliklere sahip olan.