BAYGIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "baygın" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. baygın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu baygın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde baygın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BAYGIN

Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.

BAYGINLAŞMAK

Baygın duruma gelmek. Göz, süzülmek.

BAYGINLAŞMA

Baygınlaşmak işi.

BAYGINLIK

Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.

BAYGINTI

Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.

  -   -   -  

Anlamında BAYGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAYGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAKŞAK

Baygın, sarhoş.

BANGİLME

Bayılma, yarı baygın hal.

ÇEŞMİNAZ

Nazlı, baygın bakışlı göz.

EVSİMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Kalp çarpmak, yürek oynamak. Açlıktan içi ezilmek, baygınlık geçirmek. Başak ve boy vermiş bitkiler rüzgârdan hafif hafif sağa sola sallanmak, yalpalanmak. Hafifçe hoplatmak, havalandırmak: Kalburun içindeki mısırları evsidim. Acıkmak.

SAKA

Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse. Baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. Saka kuşu. Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse.

SÜZMEK

Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak. Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak. Göz baygın ve anlamlı bakmak.

BAYINIK

Baygın, süzgün bakışlı (göz).

BEZENK

Süs, ziynet. Bayram, şenlik, donanma, resmi eğlence. Baygın, bitkin, yıpranmış.

DAYKAK

Baygın, bayılmış.

DALCIKMAK

Hafif baygınlık geçirmek, bayılmak. Mide bozulmak, kusma isteği duymak. Sinirlenmek, kızmak, öfkelenmek.

BAYILMAK

Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.

SÜZÜLMEK

Süzme işine konu olmak. Akmak. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek. Çok zayıflamak. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak. Yüzüne nazlı bir anlam vermek. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek.

AYIK

Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.

MAHMURE

Sarhoşluğun verdiği sersemlik. Uyku basmış göz, baygın göz.

FENİKMEK

Başı dönmek. Bunalmak, yarı baygınlık geçirmek, sıkıntı basmak. Ağlamaktan ya da bağırmaktan yorgun düşmek. Solumak, tık nefes olmak. Açlıkdan bayılacak gibi olmak, gözü dönmek. Azıkmak. Sinmek, çekinmek. Ürkmek. Acele etmek. Telâşlanmak, heyecanlanmak. Yalvarmak. Can atmak, çırpınmak (elde etmek, ulaşmak için).

BAYMAK

Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.

HİPOGLİSEMİ

Aşırı hâlsizliğe ve terlemeye, hafif baygınlığa yol açan, kan şekeri düzeyinin normalden daha aşağı değerlere düşmesi durumu.

DALCINMAK

Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Hafif baygınlık geçirmek, bayılmak. Dalar gibi olmak, içi geçmek. Gayret etmek, çabalamak. Sonuçsuz teşebbüslerde bulunmak. Aranmak: Dalcındımda bulamadım. Hayvan yemeğe, yeme saldırmak. Uğraşmak, çabalamak, yorulmak.

AYILMAK

Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.

BİHOT

Baygın.