Sonu BASMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "basma" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu basma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında basma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde basma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SİDİKLİBASMA

11 harfli kelimeler

KALBURBASMA

10 harfli kelimeler

BAKIRBASMA, MAYISBASMA

9 harfli kelimeler

KARABASMA

8 harfli kelimeler

TAŞBASMA, YOZBASMA

7 harfli kelimeler

AKBASMA, ALBASMA

5 harfli kelimeler

BASMA

Bazı kelimelerin anlamları

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

KALBURBASMA

Bir tatlı adı. (Avşar Gelendost Isparta).

KARABASMA

Doğumdan hemen sonra gelen ateşli hastalık, havale.

ALBASMA

Albastı.

BAKIRBASMA

Vücudun yer yer kızarması ile beliren bir hastalık: Bizim kız bakırbasma olmuş. Dizlerden aşağıda çıkan yara.

MAYISBASMA

Ekin saplarına sarılan otlar nedeniyle olan ve ekinleri kurutan bir hastalık.

TAŞBASMA

Yüzeyi düzeltilmiş bir cins kalker taşı üstüne kazılarak ya da kimyasal maddelerle ya da kalemle işlenerek oluşturulmuş bir kalıpla kâğıt, kumaş ve benzerleri üzerine yazı, resim ve benzerleri basma işi.

AKBASMA

Katarakt.

YOZBASMA

Bir tür kadın kumaşı. (Afşar Gelendost Isparta).

SİDİKLİBASMA

Boyaları çabuk solan adi basma.

  -   -   -  

Anlamında BASMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BASMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜRÜMEK

Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek. Çok, güçlü etkilemek.

BASMAHANE

Basma yapılmış olan iş yeri.

BASMAKALIPLAŞMAK

Basmakalıp durumuna gelmek.

BASTIRMAK

Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.

ÇEKİLME

Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

BÜYÜLTEÇ

Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör.

BEYLİK

Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.

BASIŞ

Basma işi.

BASIMCILIK

Basımcının yaptığı iş, basım, basmacılık, matbaacılık, tabaat.

BASMAKALIPLIK

Basmakalıp olma durumu.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

BASMACI

Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

EMPRİME

Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi. Bu işleme uğratılan (ipekli, yünlü vb. kumaş).

DAMGA

Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik.

BASKIN

Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.

BASMACILIK

Basmacının yaptığı iş. Basımcılık.

BASILMAK

Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak. Uygunsuz durumda yakalanmak.

BASMALI

Basması olan. Basılarak çalıştırılan.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.