Kelimeler arşivi içinde; sonunda "barındırma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu barındırma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında barındırma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde barındırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BARINDIRMA
BARINDIRMA
Barındırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARINDIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARINDIRABİLMEK
Barındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖTÜGÖMBE
Baharda kuzuları barındırmak için yapılan üstü kapalı alçak yer. Yeni doğan kuzu ve oğlakların korunduğu üstü dal ve toprakörtülü çardak. (Darıveren Acıpayam Denizli).
ÇETEN
Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Çamaşır sepeti. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Kenevir tohumu. Saman ölçü birimi. Çitten yapılmış ambar. Kamıştan duvar: Ben oraya kuyu kazdım, çeten diktim. Mısırları koçanlarıyle kurutmak için çubuklardan yapılan kulübemsi yer. Üstü allı yeşilli kilimle örtülü gelin kağnısı. Çitten örülmüş, silindir biçiminde, ayaklı mısır ambarı. Saman taşımaya yarayan, dört yanı kilim ya da hasırla çevrilmiş kağnı, at arabası. Saman taşımak için kağnının dört kazığı arasına kem ile örülen örtü. Saman taşımak için hazırlanmış kağınının dört uzun kazığı arasına 'kem' le örülen örtü. Ot saman koymak için kullanılan büyük sepet. Saman taşımaya yarayan büyük sepet. Üstü dal ve kamışlarla örtülen, içine yirmi ile otuz kadar kuzu alabilen, 1 m. kadar derinliğinde kuzu barındırma çukuru. (Yenikent Aksaray Niğde). Ağılın kenarına yapılan etrafı çevrili kuzu koruma yeri. (Yeşilyurt, Sarıdeğirmen Haymana Ankara). Saman çekilirken kağnının yanlarına konulan çul. (Alcılı Delice Ankara). Fazla saman taşıyabilmeleri için kağnılara konulan ince fındık dallarından örülmüş kanatlar. (Büyükdivanköyü Çorum).
GÖTÜGÖMME
Baharda kuzuları barındırmak için yapılan üstü kapalı alçak yer.
YATAKLIK
Yatak yapmaya uygun. Üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet, karyola. Suçluları barındırma, gizlice yardım etme.
BARINDIRILMAK
Barındırma işine konu olmak.
KAŞŞAK
Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Kaşağı. Ağaç kökü. Üzerinde tarhana kurutulan kamıştan yapılma sergi. (Sıradan Pınarbaşı Kayseri). Keçi yavrularını barındırmak için yapılan küçük ağaç kulübe. (Çallı, Kuyucak, Yaylacık Burhaniye Balıkesir).
KÖLEN
Körpe kuzuları barındırmak için yapılan çukur yer.
İBATE
Barındırma.
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
HANGAR
Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma.
KAÇAMAK
Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma. Bir şeyden kaçınma yolu. Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer. Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek. Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma.
PEYE
Hayvanları barındırmak için taş ya da kerpiçten yapılan yer. Tavla.