BARSAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "barsak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. barsak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu barsak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde barsak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BARSAK

Ekinlerin başak tutma zamanı: Bu sene barsak çok geç oldu. Kedilerin çiftleşme zamanı. Koyunlara dadanan zehirli bir böcek: Benim oğlanı dün köyde barsak sokmuş, ayran bekmezle kurtarıncaya kadar ne çektim. Ekinlerin başak verme zamanı.

  -   -   -  

Anlamında BARSAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BARSAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LAKTAZ

Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi. Barsak öz suyunda laktozu glukoza çeviren enzim. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve süt şekerinin glikoz ve galaktoza parçalanmasında görev yapan enzim. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glukoz) çeviren bir bağırsak enzimi. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glikoz) çeviren ve bağırsakta bulunan bir enzim.

KUMBARI

İçi temizlenmiş ince barsak kızartması. (Poyra Eskişehir) (kumbar) : (Çukurhisar Eskişehir).

BAĞARSIK

Bağırsak. Çorap ve başka örgülerdeki başlangıç. Bağırsak, barsak.

SAĞNAMAK

At sık sık atlamak. Sürgün olmak, barsak bozukmak. Yumak, makara ve benzerleri çözülmek, boşanmak. Kuş, su gibi fışkırtarak terslemek.

YILANÇİÇEĞİ

Kokusuz, çiçekleri karanfile benzeyen ve pembe renkli bir saksı çiçeği. Mide, barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan, sarı çiçekli bir ot.

ŞİMBİL

Küçük ve kurnaz. Barsak kurdu. Kızarık, hasta göz.

GULDURAMAK

Açlıktan ya da üşümekten barsaklar ses çıkarmak, guruldamak.

BARSAH

Barsak.

SARHANAH

Sucuk doldurulan barsak.

BÖCÜK

Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.