Kelimeler arşivi içinde; başında "ban" olan, toplam 120 adet kelime bulunmaktadır. ban ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ban ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ban olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BANTLAYABİLMEK
BANKERZEDELİK, BANTLAYABİLME
BANDAJLATMAK, BANLATTIRMAK
BANDAJLAMAK, BANDAJLATMA, BANDİKLEMEK, BANGILDAMAK, BANGIRDAMAK, BANGİLENMEK, BANGLADEŞLİ, BANLATTIRMA, BANNAKLAMAK
BANDIRMALI, BANDOCULUK, BANDROLSÜZ, BANGBASİLİ, BANGIRDAMA, BANGIRDMAK, BANKACILIK, BANKAMATİK, BANKERZEDE, BANTLAYICI
BANDIRALI, BANDIRLIK, BANDIRMAK, BANDROLLÜ, BANDURMAK, BANGIRMAK, BANGLAMAK, BANKERLİK, BANKIRMAK, BANLATMAK, BANTLAMAK
BANALLİK, BANDIRMA, BANDİKUT, BANDUMAK, BANDURMA, BANDURUH, BANGIDAK, BANGİLME, BANGULUT, BANGUNUT, BANIKMAK, BANLAMAK, BANLATMA, BANNAMAH, BANNAMAK, BANSIMAK, BANTLAMA, BANYOSUZ
BANDANA, BANDIRA, BANDOCU, BANDROL, BANDUMA, BANDURA, BANGACI, BANIŞÇI, BANKACI, BANKNOT, BANLAMA, BANLİYÖ, BANMİYO, BANTANG, BANTENG, BANUHAN, BANYOLU, BANZALA
BANDAJ, BANDİK, BANGIŞ, BANGİR, BANHTİ, BANKER, BANKET, BANKIÇ, BANKIR, BANKIŞ, BANKİZ, BANKOR, BANMAÇ, BANMAH, BANMAK, BANMEK, BANNAH, BANNAK, BANRAZ, BANTAM, BANYOL
BANAK, BANAL, BANAZ, BANDİ, BANDO, BANGA, BANGO, BANGU, BANIÇ, BANIM, BANJO, BANKA, BANKE, BANKO, BANLA, BANMA, BANRA, BANSI, BANTA, BANYA, BANYO
BANA, BANI, BANİ, BANK, BANT, BANU
BAN
BAN
Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan.
BANDAJLATMAK
Sargı ile sardırmak, bandaj yaptırmak.
BANTLAYABİLMEK
Bantlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BANTLAYABİLME
Bantlayabilmek işi.
BANLATTIRMA
Banlattırmak işi.
BANGIRDAMAK
Öfkelenerek yüksek sesle bağırıp çağırmak, bangır bangır bağırmak.
BANGILDAMAK
Sinirli sinirli bağırmak, söylenmek, itiraz etmek. Kalın sesle kaba kaba konuşmak.
BANGİLENMEK
Budalalık yapmak dikkatsizlik etmek: Nedir bu yaptığın aklını başına al, bangilenme.
BANGLADEŞLİ
Bangladeş halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
BANLATTIRMAK
Banlatma işini yaptırmak.
BANKERZEDELİK
Bankerzede olma durumu.
BANDAJLAMAK
Sargı ile sarmak.
BANNAKLAMAK
Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
BANDAJLATMA
Bandajlatmak işi.
BANDİKLEMEK
Beceriksiz, ehliyetsiz kimse bir işi beceremeyerek bozmak: Bir işi yapacağım diye ortaya çıkar, ancak bandikler. Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
BANDIRMALI
Orospu, hafif meşrep kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ADAMLIK
İnsanlık. Yabanlık.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
AĞYAR
Başkaları, yabancılar, eller.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABANOZLAŞMA
Abanozlaşmak durumu.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ACIRGA
Yaban turpu.
ABANDIRMA
Abandırmak işi.
ABANMA
Abanmak işi.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).