Kelimeler arşivi içinde; başında "balyoz" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. balyoz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu balyoz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde balyoz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BALYOZ
Taş kırma, kazık çakma, duvar yıkma vb. işlerde kullanılan, çok iri, ağır çekiç, varyos.
BALYOZLANMAK
Balyoz ile dövülmek.
BALYOZLANMA
Balyozlanmak işi.
BALYOZLAMAK
Balyozla vurmak, balyozla dövmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BALYOZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FAHRAT
Taş kırılan balyoz.
DEMİRELİ
Balyoz. Bursa kenti, Mustafakemalpaşa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ZAMP
Balyoz.
BEŞAŞAR
Balyoz.
VARYOZ
Balyoz. Büyük çekiç, balyoz.
KÜLÜK
Boynuzlu olması gerektiği halde, boynuzsuz ya da kısa ve kırık boynuzlu olan hayvan. Eşek. Kuluçka. Boynuzlu keçi. Külde pişirilen yağlı yufka ekmeği. Taşçı çekici, balyoz. Sarı benizli, cılız, kavruk çocuk. Çok ağır: Şu sepet külük gibi. Ocağın önünde kül toplanan yer. Zamk. Sıcak külde pişirilen kalın ekmek. Külbastı.
VARYA
Balyoz. Büyük çekiç, balyoz. Balyoz, büyük çekiç. Çekiç, tokmak.
SİVRİÇ
Kaya çatlakları arasına sokulup üzerine balyozla vurulan, ucu sivri, yaklaşık 1 metre boyunda çelik çubuk.
LOM
Ağır, dokunaklı söz. Abartma. Yalan. Eğlenceli konuşma, söyleşi. Irmak. Bataklık. Demir kazık. Taş ya da duvara delik açmak için kullanılan bir ucu sivri demir, küskü. Taş kırmaya yarayan demir çekiç, balyoz. At arabalarında ön ve arka dingili arabaya bağlayan demir parçası. Ağır şeyleri yerinden oynatıp kaldırmakta kullanılan kaldıraç. Kalın demir çubuk, kalın uzun levye. Arabanın arka dingili. (Susuz Kars). Taşcıların kullandığı küskü. (Taşdeğirmen Çıldır Kars).
VARYOS
Balyoz.
ZOMP
Taş kırmakta kullanılan büyük çekiç, balyoz, varyoz. Kereste çıkarılmak için işlenmiş ağaç gövdesi. Taşçı çekici, balyoz.
GIRAN
Öldürücü salgın hastalık. Tepe. Tepelerin üstündeki düzlük. Dağ sırtı. Ağır taşçı ve işçi çekici, balyoz. Toprak: Bizim tarlanın gıranı çok yavuzdur. Kenar, kıyı, çevre. Karşı taraf. Ufak. Ahlaksız, terbiyesiz çocuk. Çocuğun oyun arkadaşları: Gıranların gelmiş seni çağırıyor. Kıran, öldürücü hastalık. Kıran (köy). Tepe düzlüğü.
VAYRA
Balyoz.
VARAKULA
Balyoz.
TOHMAH
Taş dibekte bulgur ve benzerleri şeyler döğmekte kullanılan ağaç saplı tokmak. Tokmak. Tokmak, çarpmak, balyoz.
VARA
Balyoz.
BAYRA
Balyoz. Araba tekerleğine geçirilen ve mazıda dönen delik demir.