Sonu BALAĞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "balağ" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu balağ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında balağ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde balağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BALAĞ

Manda yavrusu, malak. Donun, pantalonun paçası. Şalvar, don, pantolonun paça bölümü.

  -   -   -  

Anlamında BALAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BALAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

HİYA

Hani, nerede?. Evet. Zaman bakımından mübalağa belirtir.

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.

AFARTMAK

Mübalağa etmek, ofartmak, şişirmek. Aldatmak, kandırmak. Hırsızlık etmek, aşırmak, çalmak.

BÜYÜTMEK

Büyük duruma getirmek, genişletmek. Yetiştirmek, bakmak. Abartmak, mübalağa etmek.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

AFURTMAK

Mübalağa etmek, ofartmak, şişirmek.

GABALAK

Tepe: Dün gabalağın başına çıktım. Şiş: Gabalak gözlü herifin biri. İki kulplu testi. Fazla sıkıştırılmamış, fazla basılmamış, kaba anlamında kullanılır. Dağınık, darmadağınık: Ayşenin saçı gabalak. İri, büyük, seçme. İri soğan, arpacık denilen tohumluk soğanın büyüğü. Taze soğan, baş bağlamayan soğan. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yaprağı haşhaş yaprağına benzeyen boz renkli, acı bir ot. Söğüt ve çam gibi ağaçların soyulan kabukları. Kurumuş haşhaş kabuğu. Çobanların başlarına örttükleri keçe. Yağmurdan korunmak için başa geçirilen çuval. Siperliksiz, yünden örülmüş bir çeşit şapka, kar başlığı. Asker şapkası - gabala deldi. İri, gelişmiş (Kızılca k.). Süs bitkisi.

ABECİ

Atıcı, palavracı, yalancı, mübalağacı. Ahmak, budala, sersem, aptal.

DENGİZ

Deniz; bol su (bu şekil daha çok mübalağalı ifadelerde geçer), bk. deniz. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

MUBALİGA

Mübalağa.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ABARTICILIK

Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.