Kelimeler arşivi içinde; başında "bakarak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. bakarak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bakarak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bakarak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BAKARAK
BAKARAK
Göre.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAKARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAHALAK
Bakarak.
FAL
Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma, bakı.
KAVLİNCE
Kavline göre, sözüne bakarak.
GÖRE
Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
DAVRANIŞÇILIK
Psikolojinin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin psikolojinin araştırma alanına girdiğini inkâr eden görüş. İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında Watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Ruhbilimin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin ruhbilimin araştırma alanına girdiğini yadsıyan görüş. Ruhsal olayları ergenlerin tepkimelerine indirgeyen, bilincin temel öğesinin uyarı ve tepkime arasındaki ilişki olduğunu, bilinç ile davranışın özdeşliğini savlıyan düşünce akımı. Toplumsal olayları bireylerin dışlaşan davranışlarına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu.
FRENOLOJİ
Kafatasının biçimine bakarak insanın karakterini ve zihinsel yeteneğini inceleme.
SURMAK
Yere bakarak susmak : Büyüklerin karşısında surmak iyi bir huydur. Sığamak, sürmek. Sürtmek. Toprağı işlemek. Sürmek. Bulaştırmak. Devam etmek.
KEBZECİ
Koyunların kürek kemiğine bakarak gelecekten haber verdiğini ileri süren kimse.
ANITMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak.
EDİMSELCİLİK
Geçmiş jeolojik olayların bugünkülere bakarak açıklanabileceğini ileri süren öğreti, aktüalizm.
KUTBAKI
Kutsal nesnelere, canlılara ve olaylara bakarak geleceği okuma işi. bk. güçsınav. karşılığı büyü, bakı.
YORUCU
Fal bakan, düş yorumlayan, gelecekte olacak şeyleri söyleyen kişi. Yıldızlara bakarak veya başka usullerle, gaipten haber veren, kâhin, müneccim.
KESMECE
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz). (ke'smece) Kesip bakarak beğenmek şartıyla. (ke'smece) Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan.
TÜRETİLEBİLME
p önermesinin K önerme kümesinden türetilebilme'si, K kümesinin öğesi olan öncüllerden p sonucunun çıktığının bir türetimle gösterilebilmesi demektir. p nin K dan türetilebildiği K|-p biçiminde dile getirilir. türetilebilme imi, türetilebilme önermesi. Salt toplam ölçek sayılına bakarak yanıtlayıcının tutum kalıbını kestirme olanağı veren ölçek özelliği, bk. tutum kalıbı.
BAKALAK
Bekleyici, gözleyici: Çocuğa bakalak ol. Bakalak ol da bahçeye sığır girmesin. Bakarak, gözetleyerek: Geldiğim yerlere bakalak geldim; inek filan görmedim. Boz renkli, tepeli bir çeşit tarla kuşu.
MUVAKKİT
Güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kimse.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.