Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bakan" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bakan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bakan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bakan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÜNEBAKAN, GELİBAKAN, GÖGEBAKAN, GÖĞEBAKAN, GÖLEBAKAN, HACIBAKAN, YEREBAKAN
BARBAKAN, BAŞBAKAN, ATABAKAN, DAĞBAKAN, FİLBAKAN
AKBAKAN, EVBAKAN, HABAKAN
BAKAN
BAKAN
Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.
ATABAKAN
Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HACIBAKAN
Dama çıkmaya yarayan tavandaki delik.
GÖGEBAKAN
Malatya ilinde, Kuluncak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EVBAKAN
Erzurum kenti, Kömürlü bucağına bağlı bir bölge.
GÜNEBAKAN
Ayçiçeği.
HABAKAN
Durmadan, sürekli olarak.
GÖĞEBAKAN
Ağrı şehrinde, Diyadin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
AKBAKAN
Beceriksiz, budala.
FİLBAKAN
Osmanlı sarayında fillere bakan görevli.
DAĞBAKAN
Deve.
YEREBAKAN
Adana şehri, Feke ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BAŞBAKAN
Hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil.
GÖLEBAKAN
Ardahan kenti, Çıldır belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ili, Gölcük nahiyesine bağlı bir bölge.
GELİBAKAN
Gel.
BARBAKAN
Kale duvarlarında düşmana ok atmak için açılmış delik.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DADI
Evlerde çocuğa bakan kimse, daye.
AYÇİÇEĞİ
Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.
ARDİYECİ
Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.
DEPOCU
Depoya bakan kimse.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
BAŞVEKİL
Başbakan.
BAKANLIK
Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.
BAŞBAKANLIK
Başbakan olma durumu, başvekâlet. Başbakan ve görevlilerinin çalıştığı daire, başvekâlet. Başbakanın yaptığı iş, başvekâlet.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
GENSORU
Türkiye Büyük Millet Meclisinde başbakana veya bakanlardan birine, milletvekilleri tarafından açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru, istizah.
BAŞVEKİLLİK
Başbakanlık.
ANTREPOCU
Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.
EKSELANS
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.
AMBARCI
Ambara bakan görevli, ambar memuru.
BAŞDANIŞMAN
Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.
ÇIRAK
Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.
HAVUZCU
Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli. Havuz yapan kimse.
ÇÖMEZ
Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.