Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bahis" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bahis ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bahis olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bahis olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAHİS
Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.
MEVZUBAHİS
Söz konusu. Adından söz edilen.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAHİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖCEŞMEK
Lades tutuşmak. Birbirine zıt gitmek. Öç almak. Karşılıklı birbirini aldatmak. Lades tutuşmak, bahse girmek. Bahis tutuşmak.
İKİLİ
İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki taraf arasında yapılmış. İki kişiden oluşmuş topluluk. İkili bahis. İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.
LAF
Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.
MERÇ
Bahis : Bu oda 6 m.dir, istersen sennen merce gireyh. Sulak, bataklık yer. Çayır.
GALMAK
Kalmak. Gelmek, bk. gâlmak. Geri dönmek, dönüşü olmak. Ele almak, bahis mevzuu etmek - sirt yera galmak: mağlup olmak, yenilmek. Gelmek, intikal etmek. Ulaşmak, değmek - uzeruna gâlmak hücum etmek, saldırmak.
KONU
Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
BAHİSÇİLİK
Bahisçi olma durumu.
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.
MERC
Bahis.
LÖÇLEŞMEK
Bahis tutuşmak.
ÖNDÜL
Güreşte, at yarışlarında, yarışmalarda kazananlara verilen armağan. Düğünlerde götürülen armağan (eşya ya da koyun, keçi ve benzerleri hayvan). Yön. Amaç. Bahis. Birkaç öküz arabasını arka arkaya bağlayıp tekerleklerini yerinden oynamaz duruma getirdikten sonra öküzlere çektirerek güçlerini sınama yarışı. Ödül. Kız istemeye giden öncüler. Ağrı kenti, Tutak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÖRÇ
Kavgaya dönüşen tartışma. Bahis tutuşma.
BAHİSÇİ
Müşterek bahisçi.
BEST
Bahis, iddia, lâdes. Paralı iddia, lades: Beste giriyon mu benimle.