BADANA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "badana" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. badana ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu badana ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde badana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BADANALANMAK, BADANALATMAK, BADANASIZLIK

11 harfli kelimeler

BADANACILIK, BADANALAMAK, BADANALANMA, BADANALATMA

10 harfli kelimeler

BADANALAMA

9 harfli kelimeler

BADANASIZ

8 harfli kelimeler

BADANACI, BADANALI

7 harfli kelimeler

BADANAK, BADANAZ

6 harfli kelimeler

BADANA

Bazı kelimelerin anlamları

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

BADANALATMA

Badanalatmak işi.

BADANASIZ

Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.

BADANASIZLIK

Badanasız olma durumu.

BADANALANMAK

Badana yapılmak.

BADANAZ

Yaşlanmış, çürümüş bağ kütüğü.

BADANACILIK

Badanacının yaptığı iş.

BADANACI

Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.

BADANALI

Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).

BADANAK

Husye, erkeklik bezi. Semizotuna benzer bir çeşit ot.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

BADANALANMA

Badanalanmak işi.

BADANALAMA

Badanalamak işi.

BADANALATMAK

Badanalama işini yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında BADANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BADANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CÜRAZ

Cila, badana.

SUVA

Derin olmayan su, sığ. Balkon. Ayakyolu, helâ. Sıva, badana. Arka: Ahmet evin suvasına yatmış. Sıva.

ÇALPI

Çit, çalı çırpı. Beyaz Badana toprağı. Örtü, kılıf (Çayağzı). Çalı çırpıdan yapılmış bahçe duvarı, karşılığı çılpı.

KİREÇSÜTÜ

Badana için hazırlanmış sulu kireç.

CİS

Badana. Yara. Cin: Is misin cis misin nesin?. Arapça kökenli cins: cins. Cin. İki baskın alelin bir kromozomda, bunların çekiniklerinin de bunun homologunda bulunduğu bağlantı durumu. Moleküllerin stereoizomerlerinde atomların geometrik olarak aynı yönde yerleşmiş bulunmaları. 3.Golgi kompleksinin oluşma yüzü. Atom ya da grupların çift bağ etrafında (ya da halkalı sistemlerde) dönmesinin engellenmesiyle ortaya çıkan bir tür stereoizomer. Bu tür izomerlerin olabilmesi için çift bağ karbonlarının herbirinde iki farklı atom ya da grup bulunmalıdır. Çift bağ karbonlarındaki benzer grupların çift bağ düzleminin aynı tarafında olması hali cis , farklı tarafında olması hali ise trans izomeri gösterir.

İŞTAMPA

Badanacılarca kullanılan, duvarda nakış yapmaya yarayan, mukavva üzerine çizilerek oyulmuş çiçek ve benzerleri şekiller.

KİREÇLEMEK

Kireç katmak veya kireç sürmek. Kireç kullanarak badana yapmak. Soğuk algınlığından ölmek : Benim keklik kireçledi.

CİSLEMEK

Badanalamak.

ÇIRPIK

Hileci. Eline geçeni alıp götüren kimse: Aşanın gizinin eli pek çırpık. Adaletsiz, kötü ruhlu kişi. Badana. Çapak. Bez parçası. Eğri.

BULAMBAÇ

Sulu çamur. Bulamaç, koyu un çorbası. Un ve pekmezle yapılan helva. Şişlere ve yaralara konulan lapa. Badana.

CİRS

Badana.

ÇARPINLAMAK

Badana toprağı ile badana yapmak.

ASIVA

Badana.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

SIVGA

1.Ağaç filizi, sürgün. 2.Fidan gibi düz, ince: Sıvga boylu. Sıva, badana.

AŞI

Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.

KEŞEN

Zincirden yular veya ayak kösteği. Peştemal, bir çeşit başörtüsü. Tırmık. Çeşit, tür. Yayılmış, azmış yara. Sürülen tarladaki iri toprak parçalarını ufaltmak için çekilen çalı, tahta sürgü. Donmuş boz renkli toprak. Badana. Su kovası. Dert, sıkıntı. Kırmızı, özlü yapışkan toprak.

AÇIĞIRAK

Açıkça renkli: Badana açığırak olmuş.

PARDUÇ

Fırının, tandırın içini temizlemekte kullanılan sopanın ucuna bağlanmış bez parçası. Tandıra yapılan badana. Tandın temizlemekte kullanılan bez (Erzincan Merkez).

AYRANLIK

Badana kireci (ayran) hazırlanan çukur, kuyu. Kayseri ilinde, Sarız ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.