Sonu AŞIRTI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aşırtı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aşırtı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında aşırtı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aşırtı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

HAŞIRTI, ŞAŞIRTI

6 harfli kelimeler

AŞIRTI

Bazı kelimelerin anlamları

AŞIRTI

Aşırma.

HAŞIRTI

Haşırdama sırasında çıkan sesin adı.

ŞAŞIRTI

Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum, sürpriz.

  -   -   -  

Anlamında AŞIRTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AŞIRTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ORİJİNAL

Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Otantik. Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan.

ORİJİNALİTE

Özgünlük. Alışılagelenden değişik, şaşırtıcı nitelikte olma durumu.

HAŞIRTILI

Haşırtısı olan, haşırdayan.

KARNAVAL

Hristiyanların belli dönemlerde renkli, komik ve şaşırtıcı kılıklara girerek yaptıkları şenlik ve eğlence dönemi. Bu dönemde yapılmış olan eğlence. Şenlik.

AYARTMAÇ

Ayartılmış, şaşırtılmış: Bizim yapının üstüne bir ayartmak güvercin kondu.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

MANYAK

Maniye yakalanmış (hasta). "Aptal, çılgın, dengesiz, deli" anlamlarında bir seslenme sözü. Gülünç, garip, şaşırtıcı davranışları olan (kimse).

SÜRPRİZ

Şaşırtı.

AZITMAH

Başıboş bırakmak,baştan savmak, şaşırtıp ortada bırakmak. Yolu şaşırmak, şaşırtmak.

OYUN

Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

HOKKABAZ

El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse. Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören.

TANAK

Garip, tuhaf, şaşırtıcı.

ŞOK

Ani bir değişiklik sonucunda ortaya çıkan şaşkınlık. Şaşırtıcı, alışılmamış, beklenmedik. Kaza, beklenmeyen bir olay, bazı ilaç ve uyuşturucuların yarattığı fiziksel veya ruhsal olarak birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü.

MUCİZE

Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.

NEKRE

Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen, güldürücü hikâye anlatan (kimse), nükteci.

FELAKET

Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.

TANSIK

İnsan aklının alamayacağı, şaşırtıcı, olağanüstü olay, mucize.

GROTESK

Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

MANTARCI

Mantar yetiştiren ya da satan kimse. İnsanları birtakım hilelerle şaşırtıp paralarını çalan (kimse), düzenbaz.