Kelimeler arşivi içinde; başında "aşılama" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. aşılama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aşılama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşılama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AŞILAMA
Aşılamak işi, telkih. Yeni aşılanmış ağaç. Aşılanmış (ağaç). Bu yolla elde edilmiş. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah.
AŞILAMAÇ
Bir çocuk oyunu.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞILAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞILATMAK
Aşılama işini yaptırmak.
AYTAÇ
Bacağı eğri olan insan ya da hayvan. Bir topluluk karşısında güzel konuşarak bir düşünceyi anlatmada, bir duyguyu aşılamada usta olan kimse, bk. aytam, söylev. Ay gibi parlak taç takmış olan.
KONUŞMACI
Bir topluluk karşısında etkili, açık, düzgün konuşarak düşüncesini anlatmada, duygusunu aşılamada yetenekli kimse, hatip, konferansçı.
TELKİN
Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama. Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi. Talkın.
İLKAH
Dölleme. Döllenme. Aşılama.
SÖYLEV
Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe.
ZEHİRLEMEK
Öldürmek amacıyla yedirme, içirme vb. yollarla zehir vermek, ağılamak. Birine zararlı düşünceler, zararlı duygular aşılamak.
HİKMET
Bilgelik. Gizli sebep. Fizik. Öğüt verici söz. Felsefe. Tanrı'nın insanlar tarafından anlaşılamayan amacı.
ESRARLI
Gizli yönleri bulunan, ne olduğu anlaşılamayan, akıl erdirilemeyen, esrarengiz. İçinde esrar bulunan.
AŞILANMAK
Aşılama işine konu olmak.
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).
AŞILAYABİLMEK
Aşılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TELKİH
Aşılama.
İLİKCE
Aşılamak için dişi incir ağacına asılan erkek incir.
ÇÖZÜMLEMEK
Çözümleme yoluyla bir şeyi incelemek, tahlil etmek, analiz etmek. Anlamı ve niteliği anlaşılamayan bir konuyu açıkladıktan sonra sonuca bağlamak, tahlil etmek, analiz etmek.
DÜĞÜM
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.
GÖLGE
Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.
BEBİLDEK
İyi konuşamayan, söylediği anlaşılamayan.
AŞILAYIŞ
Aşılama işi.
BAĞIŞIKLAMA
Bağışık hale getirme. Bağışıklanma, hastalığa karşı bağışıklık kazanma. Bağışıklık kazandırma amacıyla vücuda antijen veya antikor verme, bağışık yapma, immünizasyon. Aşılama.