Kelimeler arşivi içinde; başında "aşı" olan, toplam 148 adet kelime bulunmaktadır. aşı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aşı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AŞIKYOLDAŞAŞIRIR
AŞIRIDOLDURTICU, AŞIRIİLETKENLİK, AŞIRINÜFUSLANMA, AŞIRISOĞUTULMUŞ, AŞIRIYÜKLENİLİM
AŞINDIRABİLMEK
AŞILATABİLMEK, AŞILAYABİLMEK, AŞINDIRABİLME, AŞIRIDOLDURMA, AŞIRILABİLMEK, AŞIRILIKÇILIK, AŞIRIYANSITMA, AŞIRTDAĞALMAK
AŞILATABİLME, AŞILAYABİLME, AŞINDIRILMAK, AŞIRIANLATIM, AŞIRILABİLME
AŞILABİLMEK, AŞILATILMAK, AŞINABİLMEK, AŞINDIRILIŞ, AŞINDIRILMA, AŞINIVERMEK, AŞINMAZTEPE, AŞIRABİLMEK, AŞIRIBELLEM, AŞIRIDÜZLEM, AŞIRIISITIM, AŞIRIÜRETİM, AŞIRIVERMEK, AŞIRMACILIK
AŞIKTAŞLIK, AŞIKÜZEYİR, AŞIKZÜLALİ, AŞILABİLME, AŞILATILMA, AŞILIARMUT, AŞINABİLME, AŞINDIRGAN, AŞINDIRICI, AŞINDIRMAK, AŞINIVERME, AŞINMAZLIK, AŞIRABİLME, AŞIRAMENTO, AŞIRICILIK, AŞIRIERKİL, AŞIRIVERME, AŞIRIYUVAR, AŞIRIYÜZEY, AŞIRMASYON
AŞIBIÇAĞI, AŞIBOYASI, AŞIÇAKISI, AŞIKLAMAK, AŞILANMAK, AŞILATMAK, AŞILAYICI, AŞINDIRMA, AŞIRILMAK, AŞIRIOYMA, AŞIRLAMAK, AŞIRMALIK, AŞISIZLIK, AŞITLAMAK, AŞIVERMEK
AŞICILIK, AŞIHLAMA, AŞIKADIN, AŞIKBÜKÜ, AŞIKLAMA, AŞIKOĞLU, AŞIKPAŞA, AŞIKYOLU, AŞILAMAÇ, AŞILAMAK, AŞILANIŞ, AŞILANMA, AŞILATMA, AŞILAYIŞ, AŞIRAŞIR, AŞIRDMAÇ, AŞIRIKÜP, AŞIRILIK, AŞIRILMA, AŞIRINTI, AŞIRMACA, AŞIRMACI, AŞIRTMAÇ, AŞIRTMAK, AŞIRTMEÇ, AŞIRTMIK, AŞIVERME
AŞIGARA, AŞIKANE, AŞIKARA, AŞIKELİ, AŞIKKÖY, AŞIKLAR, AŞIKLIK, AŞIKMAK, AŞIKSIZ, AŞIKTAŞ, AŞILAMA, AŞILIMA, AŞILMAK, AŞINMAK, AŞINMAZ, AŞIRAŞI, AŞIRICI, AŞIRLAR, AŞIRMAK, AŞIRTMA, AŞIRTNA, AŞIŞMAK, AŞITLAR, AŞITMAK
AŞIAŞI, AŞIDMA, AŞIKAR, AŞIKLI, AŞILAK, AŞILMA, AŞINIM, AŞINIŞ, AŞINMA, AŞINTI, AŞIRAT, AŞIRIM, AŞIRMA, AŞIRTI, AŞISIZ, AŞITMA, AŞIYIK
AŞICI, AŞILI, AŞIRI, AŞIRT, AŞIRU
AŞIH, AŞIK, AŞIM, AŞIR, AŞIT
AŞI
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.
AŞIRINÜFUSLANMA
Bir bölge ya da ülkenin, doğal kaynaklarını ve bu kaynakları işleyip değerlendirme olanaklarını aşacak denli kalabalıklaşması.
AŞINDIRABİLMEK
Aşındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AŞIRIDOLDURMA
Yüksek güç almak amacıyla, motora doğal hava basıncından daha yüksek basınçlı hava gönderme işlemi.
AŞIRILABİLMEK
Aşırılma olasılığı bulunmak.
AŞIRIİLETKENLİK
Bir metalin belirli ve düşük bir sıcaklığın altında tüm elektriksel dirençliliğini yitirerek tam iletken haline girmesi.
AŞIKYOLDAŞAŞIRIR
Bir dantel türü. (Yassıören Senirkent Isparta).
AŞILAYABİLMEK
Aşılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
AŞIRIDOLDURTICU
Motora doğal hava basıncından daha yüksek basınçta hava göndermeye yarayan aygıt.
AŞILATABİLMEK
Aşılatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AŞIRIYÜKLENİLİM
Elektriksel bir aygıta taşıyabileceğinin üstünde akım verme.
AŞINDIRABİLME
Aşındırabilmek işi.
AŞIRISOĞUTULMUŞ
Donma noktasının altına değin soğutulduğu halde katılaşmamış (nesne).
AŞIRIYANSITMA
Bir örnekleme tasarımındaki dizgeli yanlılıktan ötürü elde edilen örnekte belli özellikler taşıyan birimlerin evrendeki oransal paylarından daha yüksek düzeyde yer alması.
AŞIRTDAĞALMAK
Önüne bir engel gelerek arkada kaldığından görünmez olmak.
AŞIRILIKÇILIK
İzlenimcilik sonrasının İspanya'daki şekillerinden biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFALLAŞMAK
Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
ADAŞLIK
Adaş olma, aynı adı taşıma durumu.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ADLI
. adını taşıyan, isimli. Ünlü, isimli.
AÇLIK
Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.