AŞAB ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aşab" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. aşab ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aşab ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AŞAB

İpekli baş örtüsü, eşarp.

AŞABİLME

Aşabilmek işi.

AŞABİLMEK

Aşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında AŞAB bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AŞAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

AHMAKLAŞABİLME

Ahmaklaşabilmek işi.

MENZİL

Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak. At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han. Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I). İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Ok atma yarışlarında erişilen mesafe. Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü.

ANİSAKİS

Nematodların Ascaridida takımının Anisakidae ailesinde yer alan balıklar için parazit olan ve insanlara da bulaşabilen türleri içine alan bir cins. Ascaridoidea aile üstünde, Anisakidae ailesinde bulunan nematod cinsi. Bu cinse bağlı türler deniz memelileri ve kuşların midesinde bulunur. İnsanlar enfeksiyona larvalarıyla enfekte balıkları çiğ veya az pişmiş yemek suretiyle yakalanırlar.

SONSUZ

Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî. Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan. Çok. Sonu ve sınırı olmayan şey. Birçok. Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik).

ANİSAKİDAE

Nematodların Ascaridida takımında yer alan balıklar için parazit olan ve insanlara da bulaşabilen türleri içine alan bir aile. Anisakis ve Phocanema cinslerini içeren, morfolojik olarak askaritlere benzeyen, son konakları deniz memelileri, ara konakları deniz kabukluları, paratenik konakları balıklar olan, ara konak ve paratenik konakların çiğ veya az pişmiş olarak yenilmesi sonucunda insanlarda iç organ larva göçüne neden olan nematod ailesi.

ANITLAŞABİLME

Anıtlaşabilmek işi.

ACILAŞABİLME

Acılaşabilmek işi.

AMFİBİYÖZ

Hem karada hem de suda yaşabilen canlı.

ELEKTROFİL

Bir atom veya iyondan elektron alabilen, onunla elektron paylaşabilen madde.

GRAFİT

Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir tür doğal karbon.

POLİTİK

Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

KULİS

Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. Borsa dışında alışveriş yeri. Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılmış olan yer.

SİGORTA

Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen.

SINIR

İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

ALIKLAŞABİLME

Alıklaşabilmek işi.

AĞIRLAŞABİLME

Ağırlaşabilmek işi.

BAOBAP

Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).

ALÇAKLAŞABİLME

Alçaklaşabilmek işi.

ACIMASIZLAŞABİLME

Acımasızlaşabilmek işi veya durumu.