Kelimeler arşivi içinde; sonunda "açı" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. Sonu açı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında açı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde açı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEYTANSAÇI
ZİMBİLAÇI, KONDIRAÇI, GÜNEYHAÇI, GELİNSAÇI
YANAĞAÇI, ARAPSAÇI, BUZALAÇI
GUZLAÇI, YILDAÇI, HELVAÇI, BİRKAÇI, CİNSAÇI
KANAÇI, TÜMAÇI, MANAÇI, KARAÇI, KALAÇI, KAKAÇI, ARBAÇI, GAVAÇI
ALAÇI, ARAÇI, OTAÇI
HAÇI, BAÇI, SAÇI, PAÇI, KAÇI, GAÇI
AÇI
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi. Ortak başlangıç noktasına sahip iki ışının bileşimi. Bir açının ölçüsü için kullanılan kısa ad. Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. Bir alıcı merceğinin, dereceyle belirtilen görüş açısı. Bir kimsenin, çevresindekileri seçiklikle görebildiği açı. Acı, dert, keder, tasa.
GÜNEYHAÇI
Bir takımyıldızın adı.
KANAÇI
Uzun yapraklı bir ot. Çimen.
KONDIRAÇI
Kunduracı.
YANAĞAÇI
Culfa adlı tezgahın yan ağaçları.
CİNSAÇI
Küsküt.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
GUZLAÇI
Eski türkçe kuzu+la-çı: Yavrulamak üzere olan büyükbaş hayvan.
YILDAÇI
Her yıl doğuran.
HELVAÇI
Helvacı.
BUZALAÇI
Gebe inek, manda, gebe hayvan.
ZİMBİLAÇI
Devedikeni.
GELİNSAÇI
Baharda kırlarda açan, çiçeklerinin ucu mor, dipleri beyaz bir çeşit çiçek.
BİRKAÇI
Az sayıda olan kimse veya şey.
TÜMAÇI
Ölçüsü 360° olan açı.
ŞEYTANSAÇI
Küsküt.
Bu bölümde tanımı içerisinde AÇI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇIKLAŞTIRMAK
Açık duruma getirmek. Rengini açtırmak.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
AÇIKLANMA
Açıklanmak işi.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇIKLAŞMAK
Açık duruma gelmek. Rengi açılmak.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
AÇIKLAMA
Açıklamak işi, izah.
AÇIKLANMAK
Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇIKLAŞTIRMA
Açıklaştırmak işi.
AÇIKLAŞMA
Açıklaşmak durumu.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AÇIKLATMA
Açıklatmak işi.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.