Kelimeler arşivi içinde; sonunda "açmak" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu açmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında açmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde açmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EVLEKAÇMAK
ALGAÇMAK, ALKAÇMAK
KAÇMAK, SAÇMAK, GAÇMAK
AÇMAK
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
EVLEKAÇMAK
Sürülecek araziyi pulluk iziyle belirtmek. (Darıveren Acıpayam Denizli). Sulu tarlalarda, tohum saçtıktan sonra, saban ya da pullukla, tarla içinde arıklar açmak : Tohum saçtım evlek açtım. Al öküzü çifte koştum. (Darıveren Acıpayam Denizli).
SAÇMAK
Bir şeyi ortalığa dağıtmak, dökmek. Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak. Işık ve ısı yaymak.
ALGAÇMAK
Alıp kaçmak, kaçırmak, kız kaçırmak.
ALKAÇMAK
Kız kaçırmak.
GAÇMAK
Kaçmak (bk. kaç-). Kaçmak, bk. gmakaşmak. Kaçmak. Hızla koşmak.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AÇMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
AYAKLANDIRMAK
Ayaklanmasına yol açmak.
AĞRITMAK
Ağrımasına yol açmak.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
AZARLATMAK
Azarlama işini yaptırmak veya azarlanmasına yol açmak.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
AZIŞTIRMAK
Azışmasına yol açmak.
ARALAMAK
İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
AŞINDIRMAK
Aşınmasına yol açmak. Bir yere çok gidip gelmek. Cisimlerin aşınmasına yol açmak.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ALIŞTIRMAK
Alışmasına yol açmak. Uyar duruma getirmek.
APARMAK
Alıp götürmek. Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak.
AĞLATMAK
Ağlamasına yol açmak.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
BAKTIRMAK
Bakmasına yol açmak, bakmasını sağlamak.
BAĞIRTMAK
Bağırmasına yol açmak. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak.
BAĞRIŞTIRMAK
Bağırmasına yol açmak, hep birden bağırtmak.
AĞIRLAŞTIRMAK
Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.