Kelimeler arşivi içinde; başında "azını" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. azını ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu azını ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde azını olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AZINI
Ağzını.
AZINISANMAK
Az görmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AZINI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
DÜMENEVİ
Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik.
SİLİNTİ
Bir yazının silinmiş olduğunu gösteren iz.
RESİMLEMEK
Bir yazının konusu ile ilgili resimleri o yazının uygun yerine koymak. Herhangi bir konuyu resimlerle anlatmak.
PASAJ
İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı veya açık çarşı. Yazının veya eserin bir bölümü, parça.
SÖNDÜRMEK
Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek. Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak. Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek.
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir. Bir ürünün, bir modelin, bir sanat eserinin farklı bir açıdan ele alınarak yeniden oluşturulmuş biçimi, versiyon. Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme. Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama. Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma.
MUSALLİ
Beş vakit namazını sürekli olarak kılan.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
TELESEKRETER
Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.
KARALAMAK
Boya ya da kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek. Hızlı ve acele olarak yazmak. Taslak olarak yazmak veya çizmek. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak. Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.
NAMAZCI
Namazını düzenli kılan kimse.
MİM
Arap alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı. Bu türü gerçekleştiren sanatçı. Eski Yunan ve Roma'da yaşamı, töreleri taklit amacı güden komedi türü. Bir oyuncunun herhangi bir davranış veya duyguyu yüz ve vücut hareketleriyle anlattığı oyun türü. Biten bir yazının altına konulan işaret.
KAYIT
Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart.
UZUNLUK
Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
CİRO
Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi. İş hacmi.
HAMİŞ
Yazının altına düşülen ek bilgi, çıkma, not.
SONUÇ
Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.