Kelimeler arşivi içinde; sonunda "azmak" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. Sonu azmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında azmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde azmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAYILAYAZMAK, ÇAKILAYAZMAK
ÇEVRİYAZMAK, ÇARPAYAZMAK
KUSAYAZMAK, GÜLEYAZMAK, DURAYAZMAK, DOĞAYAZMAK, TAŞAYAZMAK, BİLEYAZMAK, BAKAYAZMAK, VURAYAZMAK, DÜŞEYAZMAK
CILLAZMAK, ÇAPRAZMAK, TILLAZMAK, ÖLEYAZMAK, OLAYAZMAK
TALAZMAK, SUSAZMAK, YOLAZMAK, DARAZMAK, CILAZMAK
MAZMAK, GAZMAK, SAZMAK, DAZMAK, TAZMAK, YAZMAK, KAZMAK
AZMAK
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
DOĞAYAZMAK
Ansızın doğmak.
TAŞAYAZMAK
Neredeyse taşmak.
GÜLEYAZMAK
Kendini tutamamak, gülecek gibi olmak.
ÇAPRAZMAK
İyi tohum, toprakta bozulmak.
ÇAKILAYAZMAK
Çakılır gibi olmak.
CILLAZMAK
Oyunda mızıkçılık etmek.
KUSAYAZMAK
Kusacak gibi olmak.
BAYILAYAZMAK
Bayılacak gibi olmak.
ÇEVRİYAZMAK
Bir ortamdan bir başkasına aktarırken, veriyi, yeni ortamın gerektirebileceği biçime çevirmek.
ÇARPAYAZMAK
Çarpacak duruma gelmek.
VURAYAZMAK
Neredeyse vurmak.
BAKAYAZMAK
Bakacak gibi olmak. Bakadurmak.
DURAYAZMAK
Durma tehlikesi geçirmek, duracak gibi olmak.
DÜŞEYAZMAK
Düşme tehlikesi atlatmak.
BİLEYAZMAK
Bilecek gibi olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AZMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖŞENMEK
Döşeme işi yapılmak. Birine kızarak kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek. Uzun uzadıya ve yererek yazmak.
GÖZLEMCİ
Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
DÜŞEYAZMA
Düşeyazmak işi.
AZMA
Azmak işi. Melez.
ÇİZİKTİRMEK
Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.
DÖKTÜRMEK
Dökme işini yaptırmak. Kolaylıkla ve güzel söylemek, yazmak veya oynamak.
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
BATAKLIK
Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.
KAYDETMEK
Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek. Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek. Belirtmek, söylemek. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek. Olumlu sonuç almak. Hatırlamak için yazmak, not etmek. Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak.
FİŞLEMEK
Fiş üzerine yazmak. Bir işle ilgili konuda fiş açmak. Güvenlik kuruluşu, bir kişi hakkında dosya açmak.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
CIZIKTIRMAK
Yazmak, karalamak.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
KARALAMAK
Boya ya da kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek. Hızlı ve acele olarak yazmak. Taslak olarak yazmak veya çizmek. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak. Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.
DEFTER
Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları. Vergi, gelir ve nüfus bilgilerinin kayıtlarının tutulduğu resmî belge.
EŞİNMEK
Hayvan, ayağıyla yeri kazmak.
CIZIRDATMAK
Cızırdamasına yol açmak, cızıldatmak. Kâğıt üzerinde ustaca kalem oynatmak veya beceriyle yazı yazmak, cızıldatmak.
DEŞMEK
Oymak, delmek, yara açmak, içini açmak, karıştırmak, kazmak. Bir sorunun üzerinde yeniden durmak, hatırlatmak, kurcalamak.
İMZALAMAK
Bir yazı veya belgeye imzasını yazmak, imza atmak. Eserin yazarı, yapımcısı olduğunu imza veya işaretle belirtmek. Bir kimseye, hatıra olarak sunulan esere imza atmak.