Kelimeler arşivi içinde; sonunda "azalmak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu azalmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında azalmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde azalmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
YAZALMAK
Soğumak, eli soğumak.
KAZALMAK
Gururlanmak, büyüklenmek, övünmek. Dik durmak, başı arkaya atıp göğsünü germek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AZALMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANSIZLAŞMAK
Kanı azalmak, kansız kalmak.
YATIŞMAK
Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek. Yan yana, kucak kucağa yatmak. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak.
KIRILMAK
Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak. Bir iş, düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak. Her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek.
TATSIZLAŞMAK
Tadı azalmak, tadı kalmamak. Tatsızlık etmeye veya tatsız bir durum almaya başlamak.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
AZALMA
Azalmak işi, eksilme, tenakus.
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
EKSİLMEK
Azalmak, az duruma gelmek. Bulunmamak, var olmamak, rastlanmamak.
ÇEKİLMEK
Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.
UZAKLAŞMAK
Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek. Yabancılaşmak, ilgisi azalmak.
DARALMAK
Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.
RAHATLAMAK
Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak. Sakinleşmek.
DÜZELMEK
Düz duruma gelmek, düzleşmek. Soğuk ve yağış azalmak. Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek. Hasta iyileşmek.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
KISALMAK
Kısa duruma gelmek. Süresi azalmak.
KEÇELEŞMEK
Telleri birbirinin içine girip karışarak ayrılmaz olmak. Deri pürüzlü duruma gelmek, keçe gibi olmak. Vücudun bir yeri uyuşup duyarlığı azalmak.
KISILMAK
Hacmi, niceliği azalmak. Hafifçe kapanmak. Kaçıp kurtulma yolu kalmamak.
OTURUŞMAK
Yatışmak, hızı azalmak.