AYIT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ayıt" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. ayıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ayıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AYIT

Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık, hayıt (Vitex agnus-castus).

AYITLAMAK

Ayıklamak, seçmek, temizlemek. Çapalamak. Ayıklamak.

AYITDERE

Çanakkale ilinde, Balıklıçeşme bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AYITLAMA

Buğdayın içinde bulunan yabancı tohumları ayıran elek. (Cihangazi, Bozüyük Bilecik).

AYITMAK

Ayıklamak, seçmek, temizlemek. Söylemek, anlatmak, nakletmek, konuşmak. Türkü söylemek, teganni etmek. Beyazlatmak, parlatmak. Eyitmek, söylemek, demek. Saz ozanlarının adları yanında; "....aydur", "..eydür" gibi çekimli olarak kullanılır. Şiir eyitmek: şiir söylemek. Söylemek, demek, anlatmak.

  -   -   -  

Anlamında AYIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAYITMA

Kayıtmak işi.

KAYDİYE

Kayıt için alınan para.

KUYUDAT

Resmî defterdeki kayıtlar.

KAYITLAMA

Kayıtlamak işi, takyit.

DEFTERHANE

Osmanlı Devleti sınırlarındaki bütün toprak kayıtlarını içine alan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire.

DEFTER

Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları. Vergi, gelir ve nüfus bilgilerinin kayıtlarının tutulduğu resmî belge.

GEVŞEK

Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan. Cansız, hareketsiz, iradesiz. İlgisiz, kayıtsız bir biçimde.

KARANTİNA

Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.

DEMİRBAŞ

Bir yerde kullanılan, bir yere kayıtlı olan, bir görevliden öbürüne teslim edilen dayanıklı eşya. Bir yerin eskisi, emektarı olan (kimse). Bu nitelikte olan.

KAYITSIZCA

İlgisiz, aldırmaz. (kayıtsı'zca) İlgisiz, aldırmaz bir biçimde.

MANYETİK

Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.

KÜTÜK

Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.

MUKAYYET

Bağlı olan, bağlanmış. Bir şart veya kayıtla bağlı olan. Yazılmış, yazılı, kayıtlı.

LİSANS

Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.

KÜNYE

Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği vb. bilgilerini gösteren kayıt. Soy sop ile ilgili kimlik bilgileri. Bu bilgilerden bazısının yazılı olduğu bilezik, kolye vb. metalden eşya.

CERİDE

Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.

İLGİSİZ

İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne. Aldırmaz, kayıtsız bir biçimde.

ELEKTROFON

Fonograf kayıtlarını okumak ve elektrik akımının aracılığıyla yükselterek sese çevirmek için gerekli araçları içinde toplayan cihaz.

GEVŞEKLİK

Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.

DİNLEYİCİ

Söylenen veya çalınan bir şeyi dinleyen kimse. Kayıtlı olmadığı hâlde derslere dışarıdan devam eden kimse.