Kelimeler arşivi içinde; başında "aynata" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. aynata ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aynata ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aynata olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYNATA
Boşuna.
AYNATAŞI
(Mimarlık) Çeşmelerde üzerine musluğun takıldığı taş.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYNATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HERLE
Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Un. Dut şırasını unla kaynatarak yapılan pestil peltesi. Yağda kavrulmuş undan yapılan, çorbaya benzer yemek. Yağda kavrulmuş una yavaş yavaş kaynatılmış su katılarak yapılan çorba; boğaz ağrılarına İyi geldiği sanılır.
EŞİMİK
Ekşimiş süt ya da yoğurdu kaynatarak yapılan yağsız peynir, kesik, çökelek. Bir yemek türü. (Kandilli Bozüyük Bilecik).
HAŞLAMAK
Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.
OVONK
Ot, yaprak ve benzerleri şeyleri kaynatarak yapılan hayvan yemi.
GAYINTA
Kaynata. Kaynata, kayınpeder.
BABALIK
Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.
KAYNATABİLME
Kaynatabilmek işi.
KÖLEMEZ
Çobanların kaynatılmış süt içine kaymak katarak koyultup yaptıkları bir çeşit yiyecek. Çiğ sütle ekmeği karıştırıp pişirerek yapılan bir çeşit yemek. Yoğurtla pekmez karışımı. Mısır ununu yağ ve suda kaynatarak yapılan bulamaç gibi yiyecek, kaçamak. Çiğ sütle, yoğurt karıştırılarak pişirmeden yapılan bir çeşit yiyecek. Koyulaşmış koyun ve keçi sütü. Yoğurtla süt karışımı bir çeşit yiyecek.
KAYNATALIK
Kaynata olma durumu.
İŞMİK
Yağsız ayranı kaynatarak elde edilen bir çeşit peynir, lor, ekşimik, çökelek.
MİNZİ
Yağı alınmış sütü kaynatarak yapılan bir çeşit peynir, lor, çökelek.
KAYNAŞTIRMA
Kaynaştırmak işi. Kelime veya birleşik kelime içerisinde bir araya gelen seslerin birbirlerini etkileyerek kısalmaya yol açması olayı: Kayın ana kaynana, kayın ata kaynata, sütlü aş sütlaç gibi.
EŞÜMÜK
Ekşimiş süt ya da yoğurdu kaynatarak yapılan yağsız peynir, kesik, çökelek. Ekşiye yakın, ekşimsi.
İŞİMİK
Yağsız ayranı kaynatarak elde edilen bir çeşit peynir, lor, ekşimik, çökelek. Ekşimik.
BUĞULAŞTIRMA
Buğulaştırmak işi. Bir sıvıyı, kaynatarak buğu durumuna getirme olayı.
KAYINBABA
Kaynata.
KOSLETLEME
Çelik yüzeylere gri bir görünüş kazandırmak için, dört bölük fosforik asit ve bir bölük demir talaşı içinde kaynatarak yapılan özel bir yüzey işlemi.
OCAK
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.
BUHARLAŞTIRMAK
Bir sıvıyı kaynatarak buhar durumuna getirmek. Bir sıvıyı ince damlacıklar durumunda damıtmak.
KAYINPEDER
Kaynata.