Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aydınlanmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aydınlanmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aydınlanmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aydınlanmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AYDINLANMAK
AYDINLANMAK
Aydınlık olmak. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYDINLANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
IŞIK
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
YAHTALANMAK
Aydınlanmak.
ŞAVHARMAK
Aydınlanmak.
CARIKLANMAK
Aydınlanmak.
IŞIKLANMAK
Işıklı duruma gelmek, aydınlanmak, ışımak.
ŞAVKARMAK
Aydınlanmak. Aydınlanmak, ışımak.
IŞANLAMAK
Şafak vakti hava aydınlanmak.
AYDINLANMA
Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.
AYDINLANIVERMEK
Çabucak aydınlanmak.
ŞAVKLANMAK
Aydınlanmak, ışımak.
AĞARMAK
Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.
AYDINIMAK
Aydınlanmak.
IŞIMAK
Işıklanmak, aydınlanmak. Işık saçmak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ŞAFKARMAK
1.Aydınlanmak. 2.Şafak sökmek. Aydınlanmak.
AYDINNAMAK
Aydınlanmak.
ŞIKIRDAMAK
Birbirine çarpan metal nesneler şıkırtı sesi çıkarmak. Aydınlanmak, parlamak.
FEYİZLENMEK
Feyzalıp aydınlanmak, faydalanmak.