Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aydın" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aydın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aydın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aydın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GONCAAYDIN
YENİAYDIN, SARIAYDIN, KARAAYDIN
GÖZAYDIN, TAYAYDIN, TANAYDIN, TAMAYDIN, NURAYDIN, GÜLAYDIN, CANAYDIN, BAŞAYDIN, TÜNAYDIN, GÜNAYDIN
ERAYDIN, APAYDIN, İLAYDIN, AYAYDIN, ÖNAYDIN, ÖZAYDIN, ASAYDIN, AKAYDIN
AYDIN
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
GÜNAYDIN
"İyi sabahlar" anlamında sabahları söylenen bir selamlama sözü. Yeni mi farkına vardın? anlamında bir söz.
BAŞAYDIN
Aydınların önde geleni.
CANAYDIN
Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse.
TÜNAYDIN
Öğleden akşama kadar geçen süre içinde karşılaşıldığında kullanılan bir selamlama sözü.
GÖZAYDIN
Sevinçli, mutlu bir olayı kutlama. Ağrı ilinde, Eleşkirt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan şehri, Kemaliye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAYAYDIN
Aydınlık, parlak yüzlü çocuk.
GONCAAYDIN
Kocaeli ilinde, Kandıra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TANAYDIN
Şafak gibi aydınlık insan.
ERAYDIN
Aydın insan.
TAMAYDIN
İlerici, her yönüyle aydın kimse.
NURAYDIN
Aydınlık, ışık, parlaklık.
YENİAYDIN
Siirt ilinde, Pervari ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KARAAYDIN
Çanakkale kenti, Kalkım bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SARIAYDIN
İçel kenti, Kırobası bucağına bağlı bir bölge.
GÜLAYDIN
Gül gibi güzel olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYDIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
AĞARMAK
Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.
AYDINLANMAK
Aydınlık olmak. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.
AYDINCIK
Kendini aydın sanan kimse. Yozgat iline bağlı ilçelerden biri. Mersin iline bağlı ilçelerden biri.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.
APAYDIN
Çok aydınlık. Çok kültürlü, bilgili.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
APAYDINLIK
Apaydın olma durumu.
BUHARKENT
Aydın iline bağlı ilçelerden biri.
BONJUR
Günaydın, merhaba. Uzun siyah ceketle, çizgili pantolondan oluşan erkek giysisi.
BERRAK
Aydınlık, açık. Duru, temiz.
BİLİNÇ
İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.
AYDINLATMA
Aydınlatmak işi, ışıklandırma. Sahnelerin ışıklandırılması işi.
BOZDOĞAN
Bir doğan türü (Falco aesalon). Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz.
AYDINLATILMA
Aydınlatılmak işi.
AYDINLATILMAK
Aydınlatma işine konu olmak.
AYDINLANMA
Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.