AVSAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "avsak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. avsak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu avsak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avsak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AVSAK

Aldatma. Hafif topal, aksak. Hayvan yükünün bir tarafa hafif meyletmiş, avmış durumu. Ava istekli, av isteklisi: Benim tazı çok avsaktır.

  -   -   -  

Anlamında AVSAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVSAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAYLANKAÇ

Savsak, ilgisiz.

KIZIRKANMAK

Yalandan nedenlerle işten kaçmak, savsaklamak.

SAVSAKLANMAK

Savsaklama işine konu olmak, ihmal edilmek.

SAVSAMAK

Savsaklamak, ihmal etmek.

İĞEŞİK

İşi üzerinden atan, savsaklayan: Ayşe çok iğeşik bir kız. Savsaklama: Mustafa amca bu işi iğeşik etti. Yarış.

SAVSAKLAMA

Savsaklamak işi, ihmal.

SALLANTI

Sallanma işi. Sürüncemede bırakma, savsaklama.

SALLANMAK

Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak.

UĞUNMAK

Büyük bir üzüntü veya acıdan kıvranmak. Soluğu tıkanmak. İsteksiz davranmak, savsaklamak. Ağlaya ağlaya bayılmak.

SAVSAKLANMA

Savsaklanmak işi.

SERMEK

Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.

EMSİZ

Beceriksiz. Dertsiz, kedersiz, vurdumduymaz, savsak. Beceriksiz, güçsüz, işe yaramaz: Çok emsiz bir kadındır.

KERİFSİNMEK

Savsaklamak.

KAYTAZ

Hırsız. Dolandırıcı. Savsak, ihmalci. Kendinden umulmayan davranışlarda bulunan, kendini bilmez.

İHMALKAR

İşlerine önem vermeyip onları gelişigüzel yapıveren veya daha sonraya bırakan, savsak, ihmalci.

İHMAL

Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

SAVSAKLAYIŞ

Savsaklama işi.

SALLAMAK

Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak. Zor durumda bırakmak. Vurmak, atmak. Sarsmak. Beklenmedik bir başarı kazanmak. Uydurmak, kafadan atmak.

SAVSAMA

Savsaklama, ihmal.