Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avlı" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avlı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avlı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HALKAHAVLI
ALATAVLI
ARGAVLI, GILAVLI, KILAVLI, KORAVLI, MANAVLI, ŞILAVLI
BAVLI, ÇAVLI, HAVLI, TAVLI, DAVLI, KAVLI
AVLI
AVLI
Hol, koridor. Avlu. Duvarla ya da çitle çevrilmiş yer.
MANAVLI
Uşak kenti, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KILAVLI
Keskin. Yaşı büyük olup da genç görünen. İştahlı, istekli, sağlıklı.
ARGAVLI
Aydın kenti, Söke ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DAVLI
Tavında, tavlı: Bizim katır davlı. Çarık yapmak için uzunlamasına kesilen ham deri. Odun yarması, yakılacak odun. Ucu yarı yanmış ya da yanmakta olan odun parçası.
ÇAVLI
Henüz ava alıştırılmamış doğan yavrusu.
ALATAVLI
Yarı yaş, yarı kuru toprak, az tavlı yer. İyice pişmemiş yemek.
BAVLI
Ava alıştırılmış hayvan. Avcıların, köpeklerini ava alıştırmak için kullandıkları yapay kuş vb.
TAVLI
Tavlanmış, tavı olan, tav verilmiş. Semiz, şişman (hayvan).
ŞILAVLI
Kaval.
KORAVLI
Kundura.
KAVLI
Yüksek. Kütük, kereste yapmaya elverişli olmayan ağaç.
HAVLI
Havı olan.
GILAVLI
Parlak, taze.
HALKAHAVLI
Samsun ilinde, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAVIRT
Su kabı olarak kullanılan bir çeşit kabak. Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
SÜET
Yumuşak, yüzü ince havlı bir deri türü, podösüet.
SEMİZ
Şişman. Eti, yağı çok olan, tavlı.
DAVRANIŞÇILIK
Psikolojinin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin psikolojinin araştırma alanına girdiğini inkâr eden görüş. İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında Watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Ruhbilimin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin ruhbilimin araştırma alanına girdiğini yadsıyan görüş. Ruhsal olayları ergenlerin tepkimelerine indirgeyen, bilincin temel öğesinin uyarı ve tepkime arasındaki ilişki olduğunu, bilinç ile davranışın özdeşliğini savlıyan düşünce akımı. Toplumsal olayları bireylerin dışlaşan davranışlarına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu.
DİVİTİN
Bir yüzü havlı, pamuklu veya yünlü kumaş.
ALADARBIZ
Yarı-ıslak, yarı kuru, az tavlı toprak: Bizim tarla daha aladarbız. Tava gelmemiş, kuru toprak.
ALAFIR
Pişmiş fakat boyanmamış derinden yapılan ayakkabı astarı. Baştan savma, acele yapılan iş: Çapayı alafır yapıp geçmişler. Seyrek çıkan tohum: Sizin buğday alafır çıkmış. Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
AVCIL
İyi av avlıyan hayvan.
ALAVGAZ
Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
BAVLIMA
Bavlımak işi.
AVCİL
İyi av avlıyan hayvan.
FITIK
İç organlardan bir parçanın, genel olarak bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık.
ALAVIR
Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
DAVLIM
Çarık yapmak için uzunlamasına kesilen ham deri. Parça: Düştüm bir davlım etim koptu. Sürülmek, ekilmek için dikdörtgen şeklinde ayrılmış toprak parçası. Tarla sürülmeye başlanırken pulluk ya da sapanla ilk açılan çizgi.
AVCU
İyi av avlıyan hayvan. Avcı.
ALATAV
Az tavlı, yarı yaş yarı kuru olan (toprak).
ALAKURU
Yarı tavlı toprak. Yarı kuru, yarı yaş. Atların kışın hem yayılarak, hem de saman yiyerek beslenme şekli: Kış geldi, atları ala kuru besleyeceğiz.
ALATARAS
Toprağı tavlıyacak kadar yağan yağmur. Yarı nemli, tavlı toprak.
BALDO
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.