Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avara" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avara ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avara olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOZKAVARA
MULAVARA, PALAVARA
KAVARA, GAVARA, HAVARA, TAVARA, ZAVARA
AVARA
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
KAVARA
Balı alınmış petek. Gürültü, patırtı. Yel, gaz. Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal.
PALAVARA
Kerpiçten yapılan yapılarda, kapı ve pencere üstlerine konulan kalın, ağaç direk. Abartarak, yalan yanlış konuşma. Pencere ve kapıların üst kısımlarına konan kalas. (Buruncuk Yerköy Yozgat).
HAVARA
Boş (tahıl için): Bu yıl ekinler çok havara. Yumuşak, beyaz, tebeşirimsi bir çeşit yapı taşı. Üçüncü şahsın kavgaya karışıp kızıştırması (için). Ses seda, haber. Kavga, doğuş.
MULAVARA
Saklambaç oyunu.
GAVARA
Kavga, gürültü. Balsız, boş petek. Yellenme. Hafif.
TAVARA
Eğri (bacak için). Karabasan, kâbus. Uyuyan kimsenin üstüne abanarak ağırlık verdiğine inanılan, kediye benzetilen düşsel yaratık, karabasan.
BOZKAVARA
Sıska.
ZAVARA
İri öğütülmüş un. İri öğütülmüş hayvan yemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVARALIK
İşsizlik: Bu sene avaralıkla canımız çıktı. Yağmurlu, rüzgârlı gün: Bugün avaralık, çite (çifte) gidilmez.
GÜRÜLTÜCÜ
Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse), velveleci, kavaracı.
VARAVANASI
Eni sonu, olup olacağı: Askerliğin varavarası iki yıl.
GÜRÜLTÜCÜLÜK
Gürültücü olma durumu, velvelecilik, kavaracılık.
VARVARASI
Eni sonu, olup olacağı: Askerliğin varavarası iki yıl.
HASEK
Ham meyve. Dertli, hastalıklı kişi. Bir çeşit hayvan hastalığı. Zayıf: Hasek koyun davara gitmiyor. Özürlü, zayıf, meyve tanesi (Erzincan Merkez).
CANAVARCA
Canavar gibi. (canava'rca) Canavara uygun bir biçimde, canavarcasına.
AVARACI
Şaşkın, kararsız, beceriksiz, işsiz, avare. Avara şeyler toplıyan kimse: Bizim bağa giren avaracılar asmaları hep kırmışlar.
HAVDAN
Şırahanelerde üzüm ezilen yer ya da şıranın toplandığı çukur. Davara yem ve su vermek için ağaçtan oyulmuş kap. Davara yem, su vermek için ağaçtan oyulmuş kap. (Afşar, Akbaş Güdül Ankara). Çanakkale kenti, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AVARALIH
Hamallık: Ahmet mi ? Şehre gitmiş avaralıh eliyor (ediyor). İşsizlik.
VARAVARASI
Eni sonu, olup olacağı: Askerliğin varavarası iki yıl. Eni sonu, olup olacağı.