Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aslan" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aslan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aslan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aslan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOĞARASLAN, KILIÇASLAN, KINIKASLAN, KIZILASLAN, KOÇAKASLAN, KÜÇÜKASLAN
GENÇASLAN, TUNÇASLAN, TÜRKASLAN
DÖLASLAN, KORASLAN
ERASLAN, ÖZASLAN
ASLAN
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
GENÇASLAN
Aslan gibi güçlü olan genç.
TÜRKASLAN
Aslan gibi güçlü Türk.
ÖZASLAN
Aslan gibi güçlü, soylu kimse.
KORASLAN
Ateşli, canlı, hareketli yiğit kimse.
DOĞARASLAN
Kütahya kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KINIKASLAN
Gayretli, çabalayan kimse.
DÖLASLAN
Aslan gibi güçlü soydan gelen kimse.
TUNÇASLAN
Güçlü, kuvvetli kimse.
KIZILASLAN
Altın gibi yüreği olan cesur kimse.
KOÇAKASLAN
Cömert, kahraman yiğit.
KILIÇASLAN
Kılıç gibi keskin, yürekli kimse. Amasya kenti, Gümüşhacıköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Amasya şehrinde, Suluova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sinop ili, Çerçiler bucağına bağlı bir yer.
KÜÇÜKASLAN
Bir takımyıldızın adı.
ERASLAN
Aslan gibi güçlü erkek. Amasya ili, Suluova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANABURNU
Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu (Gryllotalpa vulgaris). Aslanağzı.
KÜKREMEK
Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.
ASLANIMSI
Aslansı.
KAYKILMAK
Arkaya doğru eğilerek, yaslanarak oturmak.
GALVANİZE
Paslanmaktan korumak için erimiş çinkoya batırılarak kaplanmış.
GALVANİZLEMEK
Madenî bir parçayı paslanmaktan korumak için galvaniz banyosunda erimiş çinko ile kaplamak.
MAKASLANMA
Makaslanmak işi.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
KEDİGİLLER
Kedi, aslan, kaplan, pars vb. hayvanları içine alan etçil memeli hayvanlar sınıfı.
ASLANCA
Aslan gibi. (asla'nca) Aslana yakışır bir biçimde, aslancasına, yiğitçe.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
ARSLAN
Aslan.
ESASLANMA
Esaslanmak işi.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
İSTİNAT
Dayanma, yaslanma. Bir şeyi kanıt sayma. Güvenme, kuvvet alma.
ESASLANDIRMA
Esaslandırmak işi.
KESİLMEK
Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.
ASLANAĞZI
Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.
MİNDER
İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte. Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte. Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 santimetre kalınlığında, 9 metre çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.