Kelimeler arşivi içinde; başında "arız" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. arız ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu arız ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARIZALANABİLMEK, ARIZALANIVERMEK
ARIZALANABİLME, ARIZALANIVERME
ARIZALANMAK, ARIZASIZLIK
ARIZALANMA
ARIZASIZ
ARIZALI, ARIZLAR
ARIZKA, ARIZLI, ARIZMA
ARIZA, ARIZİ
ARIZ
ARIZ
Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.
ARIZİ
Sonradan olan, dıştan gelen. Geçici, eğreti.
ARIZALANMA
Arızalanmak işi, bozulma.
ARIZLAR
Afyon kenti, Sandıklı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Bolu kenti, Göynük ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ARIZALANABİLMEK
Arızalanma olasılığı bulunmak.
ARIZASIZLIK
Arızasız olma durumu.
ARIZALANIVERME
Arızalanıvermek işi.
ARIZMA
Küçük sahan.
ARIZALANABİLME
Arızalanabilmek işi.
ARIZALANMAK
Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
ARIZALANIVERMEK
Çabucak arıza yapmak.
ARIZKA
Bozukluk, arıza.
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
ARIZLI
Afyon şehri, Şuhut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kocaeli ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAĞSAK
Kayseri ili, Sarız belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Osmaniye şehri, Kaypak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DAYOLUK
Kayseri ilinde, Sarız ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ARİZE
Arapça kökenli ârıza: arıza.
ARIKLI
Hastalıklı. Arızalı. Çanakkale ilinde, Küçükkuyu bucağına bağlı bir yer. Diyarbakır ili, Lice ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ilinde, Yenice nahiyesine bağlı bir bölge. Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AYRANLIK
Badana kireci (ayran) hazırlanan çukur, kuyu. Kayseri ilinde, Sarız ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AGGIN
Az meyilli ve arızasız olan toprak.
DALLIKAVAK
Kayseri şehrinde, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ALTISÖĞÜT
Kayseri ili, Sarız ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇEKİCİ
Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.
DEĞİRMENTAŞ
Kayseri şehri, Sarız ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas kenti, Koyulhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AKOLUK
Adana ilinde, Feke ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya ilinde, Gazipaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır kenti, Tuzluca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri kenti, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu kenti, Ulubey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon kenti, Çağlayan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehrinde, Sorgun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇIĞIL
İri kumlu toprak. Çakıl ve taş yığını. Kalabalık. İri saman: Biz çığılları hep yakarız. Başa takılan yirmilik altın. Taşlı yol, patika. İri saman.
BOZULMAK
Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.
DIŞINLI
Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan, öz dışı, özünlü karşıtı.
BAZLAMAK
Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.
ENGEBELİ
Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.
ENGEBE
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.
ENGEBESİZ
Engebesi olmayan, arızasız.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
DARIDERE
Bilecik ilinde, Bozüyük belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri kenti, Sarız ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.