Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arya" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında arya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MAKROFİLARYA, METASERKARYA, MİKROFİLARYA
KANÇILARYA, BİPİNNARYA, DİPLOKARYA, PROLETARYA, TURBELARYA
İSKALARYA, PERİKARYA, LAMİNARYA, BARATARYA, PALİKARYA, VOMİTARYA
PLANARYA, DİPLARYA, SERKARYA, KALVARYA
PUNARYA, ATTARYA, HOTARYA, FİLARYA, YILARYA, ANGARYA, ASTARYA, SAKARYA, MALARYA, LOTARYA, BATARYA, KANARYA, FASARYA
AVARYA, İLARYA
NARYA, VARYA, BARYA, MARYA, PARYA, HARYA
ARYA
ARYA
Operalarda solistlerden birinin orkestra eşliğinde söylediği, genellikle kendi içinde bütünlüğü olan parça.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
PROLETARYA
Emekçi sınıfı.
PLANARYA
Yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfının, türbelarlar (Turbelaria) takımından, uzun vücutlu, 2-4 adet küçük gözleri bulunan bir ilkel solucan cinsi. (Planaria),takımından bir ilkel-kurt cinsi. Vücutları uzunca olur. 2-4 adet küçük gözleri vardır. Yassı solucanlar (Platyhelminthes) şubesinin, turbelarya (Turbelaria) takımından, uzun vücutlu, 2-4 adet küçük gözleri bulunan bir ilkel solucan cinsi.
İSKALARYA
Çarmıhların halat basamakları.
KANÇILARYA
Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer.
LAMİNARYA
Bütün denizlerde yetişen, sarı veya esmer renkte, emici köklerle kayalara tutunan, uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu (Laminaria).
MAKROFİLARYA
Erişkin erkek veya dişi filarid nematod.
MİKROFİLARYA
Filariidae ailesinde bulunan nematodların, omurgalıların kanında (Wuchereria bancrofti) veya derinin lenf sıvısında (Onchocerca volvulus) bulunan kılıflı (Onchocerca) veya kılıfsız (Loa loa, Wuchereria, Brugia) ilk larval dönemi.
VOMİTARYA
Roma tiyatro yapılarında seyirci yerlerini sahneye ve yapının çeşitli yerlerine bağlayan üstü kapalı geçit. Roma tiyatro yapılarında seyirci yerleri ile sahneyi birbirine bağlayan üstü kapalı geçit.
PERİKARYA
Perikaryon.
DİPLOKARYA
Bir çift çekirdeğe sahip olma durumu.
TURBELARYA
Yassı solucanlar (Platyhelminthes) şubesinden, yaprak biçiminde olan vücutları yumuşak ve kirpikli derili, ağızları karın bölgesinde bulunan, etçil, gözleri, dokunaçları ve statosistleri bulunan, deniz, tatlı su ve nemli yerlerde yaşayan bir sınıf.
BİPİNNARYA
İki sıra sili olan denizyıldızı larvası.
METASERKARYA
Serkaryanın omurgalı konağa girmesiyle serkaryadan gelişen, iç parazit karaciğer kelebeklerinin hayat devresinde bir safha.
PALİKARYA
Rum kabadayısı. Yunan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GALON
Anglosaksonların kullandığı yaklaşık dört buçuk litrelik bir tür ölçü birimi. Çoğunlukla akaryakıt vb. sıvı maddeleri taşımada kullanılan, silindir biçiminde, metalden büyük kap. Boya sanayisinde kullanılan beş litrelik ambalaj.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
AKARYAKITÇILIK
Akaryakıtçının yaptığı iş.
FERİZLİ
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
DEĞİŞKE
Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.
ANGARYACILIK
Angaryacı olma durumu.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
BENZİNCİ
Akaryakıt satılan yer. Akaryakıt satan kimse.
BATARYALI
Batarya ile güçlendirilmiş veya desteklenmiş. Batarya ile çalışan (radyo, telefon vb.).
EGZOZ
İçten yanmalı motorlarda yanan akaryakıtın gazı. Susturucu. Bu gazın atılmasını sağlayan düzen. Bu gazın boşaltılması.
DOLDURMAK
Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.
GAZOLİN
Ham petrolün ilk damıtılmasında ayrılan çok uçucu, hafif akaryakıt.
AKARYAKITÇI
Akaryakıt satan kimse.
BENZOL
Benzin ve tolüen karışımı bir akaryakıt.
ADAPAZARI
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
GEYVE
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
AKYAZI
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
ÇEŞİTLEME
Çeşitlemek işi. Farklı olma durumu, farklılık. Belli bir temayı değişik armoni, melodi ve ritimle süsleyerek yeniden çalma, varyasyon.
ENTERNASYONAL
Uluslararası. Devletlerin proletaryasının katıldığı uluslararası topluluk.