ARTIŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "artış" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. artış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu artış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde artış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARTIŞ

Artma işi, artım.

  -   -   -  

Anlamında ARTIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARTIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FIRTINALI

Çok rüzgârlı. Çok tartışmalı, çekişmeli, gürültülü, karışık.

MUHAREBE

Savaşta yapılmış olan çarpışmalardan her biri. Güçlü tartışma.

KARAR

Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

DOGMA

Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi. Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılmış olan sav, nas, inak.

ARTIM

Artış.

FORUM

Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. Tartışma alanı. Toplu tartışma. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı.

CEDEL

Tartışma, çekişme, münakaşa etme.

KONSEY

Yönetim görevi yüklenmiş kimselerden oluşan topluluk. Bazı sorunları görüşüp tartışmak için toplanan meclis.

CEDELLEŞMEK

Tartışmak, münakaşa etmek, becelleşmek, cebelleşmek. Uğraşmak, çabalamak, becelleşmek, cebelleşmek.

ATIŞMAK

Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.

AYTIŞMAK

Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.

İLKE

Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.

ENGELLEME

Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.

FOSFORIŞI

Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği.

İKİLEM

İki önermesi bulunan ve her iki önermenin vargısı olan tasım, kıyasımukassem, dilemma. İnsanı istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini izlemeye zorlayan tartışma, sorun veya usa vurma durumu.

ENFLASYON

Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.

BİLDİRİ

Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.

KONUŞU

Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

DİDİŞİM

Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik.

HESAPLAŞMAK

Birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yapmak. Bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini düşünerek, tartışarak bir yargıya varmak. Karşılıklı olarak kozlarını paylaşmak.