Sonu ARLANMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arlanma" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arlanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arlanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arlanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

RÜZGARLANMA, KASTARLANMA, TEKRARLANMA

10 harfli kelimeler

YUVARLANMA, TOMARLANMA, KATARLANMA, KAŞARLANMA, ISMARLANMA, EFKARLANMA, DAMARLANMA, ASTARLANMA, AMBARLANMA, YARARLANMA, TOPARLANMA, TASARLANMA, PAZARLANMA

9 harfli kelimeler

UYARLANMA, AZARLANMA, AYARLANMA

8 harfli kelimeler

KARLANMA

7 harfli kelimeler

ARLANMA

Bazı kelimelerin anlamları

ARLANMA

Utanma.

YUVARLANMA

Yuvarlanmak işi.

AMBARLANMA

Ambarlanmak durumu.

TOPARLANMA

Toparlanmak işi.

ASTARLANMA

Astarlanmak işi.

KATARLANMA

Katarlanmak işi.

YARARLANMA

Yararlanmak işi, faydalanma.

KAŞARLANMA

Kaşarlanmak işi.

ISMARLANMA

Ismarlanmak işi.

DAMARLANMA

Bir organın, bir bölgenin damarlarının belirginleşmesi durumu.

TEKRARLANMA

Tekrarlanma işi, yinelenme, tekerrür.

TOMARLANMA

Tomarlanmak durumu.

EFKARLANMA

Efkârlanmak işi.

RÜZGARLANMA

Rüzgârlanmak işi.

TASARLANMA

Tasarlanmak işi.

KASTARLANMA

Kastarlanmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ARLANMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALİTERASYON

Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.

BETONARME

Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.

BERAT

Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

DİZEM

Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.

AĞINMAK

Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.

ARLANMAZLIK

Arlanmaz olma durumu.

AĞNAMAK

Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.

BAŞVURMAK

Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.

AZARLANMA

Azarlanmak işi, paylanma.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

DİŞİLİK

Dişi cinsten olma durumu. Cinselliğin özelliklerini ön plana çıkarma ve bundan yararlanma durumu. Kadına özgü olma durumu.

ÇEREZLENMEK

Çerez türünden bir şeyler yemek. Bir şeyden biraz yararlanmak, çimlenmek.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

AZARLATMAK

Azarlama işini yaptırmak veya azarlanmasına yol açmak.

ÇEŞME

Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

AYARLANMA

Ayarlanmak işi.