Sonu ARİYET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ariyet" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ariyet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ariyet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ariyet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MAZHARİYET, MUHTARİYET

7 harfli kelimeler

VARİYET

6 harfli kelimeler

ARİYET

Bazı kelimelerin anlamları

ARİYET

Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.

VARİYET

Varlık, zenginlik.

MAZHARİYET

Erişme, elde etme.

MUHTARİYET

Özerklik.

  -   -   -  

Anlamında ARİYET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARİYET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖNENMEKLİK

Saadet, mazhariyet.

AYRE

Emanet, ariyet, ödünç.

ÖZERKLİK

Bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme hakkı, muhtariyet, otonomi, otonomluk. Bir kişinin, bir topluluğun kendi uyacağı yasayı kendisinin koyması, yad erklik karşıtı.

YOKSULLUK

Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.

TÜR

Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.

OMEPRAZOL

Midedeki pariyetal hücrelerin zarında bulunan proton pompasına dönüşümlü olarak bağlanıp mide asit salgısı oluşumunu son aşamada önleyen ve ülser gibi sindirim kanalı dejenereasyonlarının tedavisinde kullanılan bir ilaç.

PERİKARDİYUM

Kalp dış zarı, perikard. Pariyetal ve viseral yapraklar hâlinde kalbin üzerini örten ve bu yaprakların birbirine bakan yüzlerinde tek katlı mezotel hücrelerinin bulunduğu zar. İkisi arasındaki kavum perikardide seröz zarların salgısından oluşan bir sıvı bulunur. Perikardiyumun viseral yaprağına epikardiyum adı da verilir.

ZENGİN

Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

ERGİ

İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet.

YOKSUL

Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.

ÖDÜNÇLEME

Ödünçlemek işi, ariyet.

VARLIK

Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

AYRETİ

Emanet, ariyet, ödünç.