ARDINCA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ardınca" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ardınca ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ardınca ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ardınca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

  -   -   -  

Anlamında ARDINCA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARDINCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KALDIRILMA

Kaldırılmak işi. Birbiri ardınca gelen iki kelimeden birincisinin sonundaki açınığın ikincisinin başındaki açınık karşısında düşmesi: "Ne eyliyeyim" yerine "Neyliyeyim" gibi.

HAFTA

Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem.

ARDISIRA

Düğünden sonra gelinle güveyin kız evini kutlama ziyareti: Yanık Halilin ardısırasında kayınannesi elini öptürmedi. Hemen ardından, ardınca.

ULAŞIK

Nişanlı. Süt ve yoğurttan yapılan bir çeşit peynir, ekşimik, lor. Art arda gelen, ardından yetişen. İleriden beri sürüp gelen, mütevatir, mütevali. Birbiri ardınca, arkası kesilmeksizin. Bağlılık, irtibat. Bitişik, muttasıl, merbut. Yakınlık, akrabalık.

EVRE

Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

TABAKALANMA

Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.

TAKİBEN

Ardınca. İzleyerek, hemen sonra.

SELERİFER

1791 yılında Fransa'da ortaya çıkan, sağ ve sol ayakların birbiri ardınca yeri itmesiyle yürütülen, iki tekerlekli tahta araç.

KERVAN

Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı. Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler.

ULALMAK

Sıralanmak, birbiri ardınca ortaya çıkmak, uzayıp gitmek. Üstüne düşmek, zorlamak. Büyümek, yetişmek, yaşlanmak. Artmak, çoğalmak.

ÜĞÜTMEK

Öğütmek. Sütü yoğurt yapmak için mayalamak. Uyutmak. Birbiri ardınca, ara vermeden konuşmak. Çok istekli, çabuk yemek. Mayalamak. Ezmek, lokma durumuna getirmek. Öğütlemek.

TAKİP

Yetişmek, yakalamak ya da bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Kovuşturma. Ardınca gitme veya gelme. İzinden gitme, uyma, izleme. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket.

HAREKET

Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

KRONİK

Süreğen. Uzun süredir bir çözüm getirilmemiş. Olayların birbiri ardınca sıra ile yazıldığı tarih, vakayiname.

VİRGÜL

Yazılı cümlelerde birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime grupları arasına konulan, kısa bir durmayı göstermek için kullanılan noktalama işaretinin adı (,).

ARKASIRA

Arkasından, peşinden, ardınca.

SIRALAMAK

Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak. Art arda söylemek, sayıp dökmek.