Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arca" olan, toplam 67 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında arca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜÇÜKKAYNARCA
MİLYONLARCA, MİLYARLARCA, YÜZYILLARCA, DAKİKALARCA, MİNNETTARCA
SANATKARCA, HAFTALARCA
İHTİYARCA, FEDAKARCA, AKSAKARCA, İŞGÜZARCA, DEFALARCA, CANAVARCA, RİYAKARCA, ASIRLARCA
YILLARCA, ÇAĞLARCA, ÇAMLARCA, BAĞLARCA, DALLARCA, DAMLARCA, GAYNARCA, GUNNARCA, SAĞLARCA, TONLARCA, KAYNARCA, HUNHARCA, BALKARCA, MALKARCA, BARBARCA, BULGARCA, GADDARCA
MIĞARCA, KİBARCA, HAZARCA, KADARCA, KUKARCA, YAKARCA, PINARCA, SAHARCA, SOKARCA, TUTARCA, UYGARCA, KOKARCA, MACARCA, YANARCA, ONLARCA, SAKARCA, TATARCA, CIBARCA, BULARCA, GADARCA, BUHARCA, TOHARCA
OMARCA, ULARCA, AHARCA, AVARCA, APARCA, ATARCA, AKARCA
DARCA, KARCA, HARCA, VARCA
ARCA
ARCA
Temiz. Namusluca. Namuslu. Nuh'un gemisi midyesi.
RİYAKARCA
İkiyüzlülükle, riyakârcasına, riyakârane.
DEFALARCA
Pek çok kez, defaatle.
İHTİYARCA
Biraz yaşlıca.
MİLYARLARCA
Pek çok, çok sayıda.
SANATKARCA
Sanatçıya yakışır biçimde, sanatkârane.
DAKİKALARCA
Uzun süre.
HAFTALARCA
Uzun süre.
KÜÇÜKKAYNARCA
Sakarya ili, Kaynarca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MİNNETTARCA
Mesut bir biçimde, mesut olarak, minnettarane.
YÜZYILLARCA
Yüzlerce yıl, asırlarca.
FEDAKARCA
Özverili. (feda:ka'rca) Özverili olarak, fedakârcasına.
İŞGÜZARCA
İşgüzara yakışacak bir biçimde.
MİLYONLARCA
Pek çok, çok sayıda.
CANAVARCA
Canavar gibi. (canava'rca) Canavara uygun bir biçimde, canavarcasına.
AKSAKARCA
Dağ tepelerinde görülen beyaz bulut.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
ÇAĞDAŞ
Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, asri, modern.
BALKARCA
Malkarca.
ÇARÇUR
"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak sözlerinde geçer.
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.
ASIRLARCA
Yüzyıllarca.
AMİYANE
Kibarca olmayan, bayağı. Sıradan.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
BARBARCA
Barbara özgü. (barba'rca) Kaba ve kırıcı bir davranışla, barbarcasına.
AYLAMAK
Beklemek. Ayı dolduran bir süre geçirmek, aylarca kalmak. Sürmek, devam etmek.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
BİAT
Bir kimsenin egemenliğini tanıma. Osmanlı Devleti'nde padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
ÇALIŞMAK
Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.
BOCUK
Ortodokslarca kutlanan İsa'nın doğum yortusu.
BURS
Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Bu amaçla vakfedilmiş paranın veya malın geliri.
BOĞAZLAMAK
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.