ARANMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aranmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. aranmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aranmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aranmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARANMAK

Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.

  -   -   -  

Anlamında ARANMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOLTUKLAMA

Koltuklamak işi. Yaranmak için birine söylenen övücü söz, kompliman.

KAVUKÇU

Kavuk yapan veya satan kimse. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse.

ARANMA

Aranmak işi.

YALDANMAK

Aldanmak. Aldanmak, kanmak. Yaltaklanmak, tebasbus ve riyakârlık etmek, yaranmak, hoşa gidecek hareketler yapmak.

ŞİPİLEMEK

Sözü, saklanan yere ulaştırmak, kovulamak. Birine yaranmak amacıyla muştulamak. Sözü, olayı ilgili yere, kimseye bildirmek.

YARANMA

Yaranmak işi.

SUYAŞMAH

Bulaşmak. Kavga istemek, aranmak.

KASİDECİ

Kaside yazan şair. Birine yaranmak amacıyla aşırı övgüde bulunan kimse.

SALIKLANMAK

Bir şeyin nerede olduğunu sorup soruşturmak, gizlice aranmak, araştırmak.

PEŞKEŞ

Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey.

ÇALLANMAK

Adı çıkmak, ünü yayılmak: Çallanmış kızı alırmıyım hiç. Dolaşıp aranmak. Oraya buraya saldırmak. Yapacağı işi ona buna söylemek. Örtünüp sarınmak. Saç ağarmak. Hayvanlar otlamak. Meyve tatlanmak.

ŞILLIHLANMAK

Yaranmak istemek.

KAVZINMAK

Kaşınmak. Çaresizlikten kıvranmak. Aranmak. Durmadan kaşınmak.

SUAŞMAH

Bulaşmak: Çamur şalvarıma suaşıf. Kavga istemek, aranmak.

DALCINMAK

Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Hafif baygınlık geçirmek, bayılmak. Dalar gibi olmak, içi geçmek. Gayret etmek, çabalamak. Sonuçsuz teşebbüslerde bulunmak. Aranmak: Dalcındımda bulamadım. Hayvan yemeğe, yeme saldırmak. Uğraşmak, çabalamak, yorulmak.

ŞİPLEMEK

Sözü, saklanan yere ulaştırmak, kovulamak. Birine yaranmak amacıyla muştulamak. Sözü, olayı ilgili yere, kimseye bildirmek.

REÇETESİZ

Reçete aranmaksızın satılan (ilaç).

TARANMA

Taranmak işi.

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.