Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arama" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında arama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
THRİLLARAMA
THEATARAMA
AROMARAMA, CİRCARAMA, VİSTARAMA
GABARAMA, KABARAMA
KARAMA, TARAMA, YARAMA, BARAMA, GARAMA, HARAMA, MARAMA
ARAMA
ARAMA
Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
TARAMA
Taramak işi. Balık yumurtası ile yapılmış olan bir meze türü. Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita).
THEATARAMA
1964 New York Dünya Sergisi'nde sunulan bir çember görüntülük işlemi.
KARAMA
Karamak işi.
YARAMA
Yaramak işi.
GARAMA
Kara olay, üzücü olay.
THRİLLARAMA
Bir geniş görüntülük işlemi.
CİRCARAMA
Bir çember görüntülük ve üçboyutlu işlemi. (Disney'nin piyasaya sürdüğü bu işlemde, başlangıçta 16 mm'lik on iki gösterici kullanılıyordu. Sonradan 35 mm'lik dokuz gösterici kullanılmaya başlandı. Bu göstericiler, silindir biçimindeki salonun bütün iç duvarını kapsayacak biçimde yan yana sıralanmış görüntüleri yansıtırlar. İzleyiciler bu görüntüleri, salonun ortasından izlerler).
VİSTARAMA
ABD'de geliştirilen bir geniş görüntülük işlemi.
BARAMA
İpek kozası.
HARAMA
Duvarı sağlamlaştırmak için taşların arasına konulan direk, hatıl. Tencere. harame : Ayakkabı altındaki dikiş yolu. (Ankara) harame : (Bor Niğde).
KABARAMA
Hindi : Kabaramanın etlisi yükseğe konar.
GABARAMA
Köy kadınlarının feslerinin üzerine işlenmiş boncuklu kısım.
AROMARAMA
Amerikalı Charles Weiss'in 1959'da geliştirdiği, otuz bir çeşit kokuyu Stratonic adlı bir aygıt yardımıyla filmin görüntülerine uygun olarak salona dağıtan, sonra temizleyen kokulu film işlemi.
MARAMA
Havlu. Kadınların başlarına örttükleri dokuma bez. Arapça kökenli mahreme: Kadınların sokağa çıkarken başlarına örttükleri işlemeli geniş örtü. Mahrama, baş örtüsü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRANCI
Ayran yapan ya da satan kimse. Karaman iline bağlı ilçelerden biri.
ARANILMAK
Arama işine konu olmak. Söz konusu olmak.
AYMAZLIK
Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.
AYIKLAMAK
Bir şeyin içinden, işe yaramayan, gereksiz veya istenmeyen taneleri ayırıp çıkarmak, temizlemek. Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak.
ARATMAK
Arama işini bir başkasına yaptırmak. Özletmek.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
ARAŞTIRMAK
Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
AFACANLAŞMAK
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
ARAYICI
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
ARAYIŞ
Arama işi.
ATIL
Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.
AFACAN
Zeki ve yaramaz (çocuk).
AFACANLIK
Afacan olma durumu, yaramazlık.
BACAKSIZ
Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.