Kelimeler arşivi içinde; sonunda "apışmak" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu apışmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında apışmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde apışmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
TAPIŞMAK
Buluşmak, görüşmek : Gene ikiniz tapıştınız.
KAPIŞMAK
Birlikte bir şeyin üzerine üşüşüp aceleyle almak, kapmak. Kavgaya girmek. Kavgaya tutuşmak. Hırsla güreşe başlamak.
YAPIŞMAK
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.
GAPIŞMAK
Kapışmak, kavga etmek. Eski türkçe kapuşmak: kapışmak; güreşmeye başlamak. Kapıştırmak, bir birine tutuşturmak.
SAPIŞMAK
Davranmak, yapmaya kalkışmak. Sapmak, dönmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde APIŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
KAPIŞMA
Kapışmak işi.
GAPIŞMAH
Kapışmak, kavga etmek.
DAHIŞMAK
Takışmak, kapışmak, güreşmek.
KİTLEŞMEK
Üzerine düşmek, dadanmak, bir şeye çok dalmak: Koyunlar ota, tavuklar arpaya kitleşmiş. Yapışmak, iyice bitişmek, sıkışmak.
YAPIŞIVERMEK
Çabucak yapışmak.
YANCILMAK
Ezilip yapışmak, yassılmak, ezilip yassılmak.
YAPIŞLANMAK
Yapışmak; yapıştırılmak.
KARVANMAK
Tutunmak, yapışmak.
SUVAŞMAK
Bulaşmak, yapışmak. İşe başlamak. Sıvaşmak, bulaşmak : Üstüne başına hep çamur suvaşmış. Başlamak, sarılmak : İrkenden işe suvaştılar.
PITIRAKLANMAK
Öfkelenmek, kızmak : Bu adam çok pıtıraklanıyor. Giysi ya da hayvan tüyüne pıtırak denilen bitkinin dikenli tohumu yapışmak: öyle pıtır aklanmışsın ki yanına varılmıyor. Tarlada pıtırak denilen dikenli bitki çoğalmak.
APIŞMA
Apışmak işi.
AYNAŞMAK
Sırnaşmak, musallat olmak, sataşmak. Bırakıp uzaklaşmak. Girişmek, işe başlamak, koyulmak. Alay etmek, eylenmek. Karışmak, karmakarışık olmak, birbirine girmek: Şu sıralarda işim çok aynaştı. Yapışmak: Ağdalı şeker dişlerime aynaştı.
TESPERMEK
Sac üzerinde pişirilen ekmek saca yapışmak. Sıcaktan kurumak, çatlamak : Dudakları tespermiş.
YAMIŞMAK
Hafifçe eğilmek. İğreti oturmak. Yere yapışmışcasına çöküp oturmak. Yüklü eşek, yürümek istemeyip arka ayakları üstüne çöker gibi yapmak. Bütüıı ağırlığıyla yan gelip yaslanmak: Yirini rahat buldu da yamışıp galdı. Yıkılmak, devrilmek. Yere yapışırcasına, yüzü koyun yatmak, sinmek. Yapışmak, yassılıp durmak. Sözünde durmamak. Yalan söylemek.
LAMELLİPODYA
Hücre kültüründeki hücrelerin zemine yapışmak üzere ya da yüzeye doğru tabaka şeklindeki uzantıları.
KARPIŞMAK
Kapışmak, boğuşmak.
YAPIŞMA
Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.
KARMAMAK
Kavramak, el ile tutmak, yapışmak.