Kelimeler arşivi içinde; başında "aplan" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. aplan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aplan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aplan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
APLAN
Ablak.
APLANGAÇ
Suyun atlanıp geçilebilecek yeri. Köprü.
APLANOSPOR
Kalın çeperli, kamçısı olmayan ve hareket edemeyen, sporangiyumlarda meydana gelen sporlar. Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan ve hareket edemeyen spor.
APLANGIÇ
Evlerin önüne, aralıklı çakılan tahta parçalariyle yapılan kapı.
Bu bölümde tanımı içerisinde APLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
ASFALT
Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm. Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. Bu karışımla kaplanmış.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ÇAKILMAK
Çakma işine konu olmak. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak. Hızla düşüp saplanmak.
APANDİSİT
Apandisin iltihaplanması.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
BUZLANMAK
Buzla kaplanmak, buz tutmak.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.
BULUTLU
Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış. Bulanık. Karışık, net olmayan (bellek).
BONBON
Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve.
CEVAPLANDIRILMA
Cevaplandırılmak işi, yanıtlandırılma.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
ASFALTLANMAK
Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.
BRONŞİT
Bronşun iltihaplanmasıyla oluşan hastalık.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.
CEVAPLANDIRMA
Cevaplandırmak işi, yanıtlandırma.
CEVAPLANMA
Cevaplanmak işi, yanıtlanma.
BUĞULANMAK
Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak.