APLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "apla" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. apla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu apla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde apla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

APLANOSPOR

9 harfli kelimeler

APLAMSIRA

8 harfli kelimeler

APLANGAÇ, APLANGIÇ, APLASTİK

7 harfli kelimeler

APLAMAK

6 harfli kelimeler

APLACI, APLAZİ

5 harfli kelimeler

APLAH, APLAK, APLAN

4 harfli kelimeler

APLA

Bazı kelimelerin anlamları

APLA

Abla, büyük kız kardeş. Büyük kız kardeş, abla.

APLANOSPOR

Kalın çeperli, kamçısı olmayan ve hareket edemeyen, sporangiyumlarda meydana gelen sporlar. Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan ve hareket edemeyen spor.

APLAMAK

Atlamak. Çıkmak, tırmanmak. Davranmak.

APLANGAÇ

Suyun atlanıp geçilebilecek yeri. Köprü.

APLAMSIRA

Birdirbir oyunu.

APLAZİ

Bir organ veya dokunun kusurlu gelişimi veya doğuştan bir organ veya dokunun bulunmaması. Bir organ veya dokunun doğuştan yokluğu veya gelişmemesi. Bir organ veya dokunun gelişimindeki hatalı gelişme. Vücutta bir organ ya da dokunun eksikliği.

APLACI

Sevici kadın.

APLANGIÇ

Evlerin önüne, aralıklı çakılan tahta parçalariyle yapılan kapı.

APLAH

Ablak.

APLASTİK

Aplaziyle ilgili, aplaziye bağlı olan. Yetersiz gelişme gösteren, gelişme göstermeyışla belirgin. Yeni dokular meydana getirebilme yeteneğinden yoksun olan.

APLAK

Parlak ve körpe olan herşey. Tembel. Budala, şaşkın. Geniş ve yayvan (yüz için). Yuvarlak yüzlü. Şişman, etine dolgun, karşılığı ablak.

APLAN

Ablak.

  -   -   -  

Anlamında APLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde APLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAPLAŞMA

Araplaşmak durumu.

APANDİSİT

Apandisin iltihaplanması.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

ARABİ

Arapça. Araplarla ilgili, Araplara özgü olan.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALÇICI

Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.

ASFALTLANMAK

Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.

ARABİZASYON

Araplaştırma.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ARMUZ

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

AKSEDİR

Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).

ASFALTLAMAK

Asfaltla kaplamak.

ASFALT

Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm. Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. Bu karışımla kaplanmış.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

ARAPLAŞTIRMA

Araplaştırmak durumu.