APAÇIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "apaçık" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. apaçık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu apaçık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde apaçık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

APAÇIK

Çok açık, çok belirgin.

APAÇIKLIK

Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.

  -   -   -  

Anlamında APAÇIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde APAÇIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELKADE

Besbelli, apaçık, belli, belirli. Acaba.

SARAHATEN

Açıkça, apaçık, açıktan açığa.

BELLİBENEK

Besbelli, apaçık, belli, belirli.

BEMBEYAZ

Çok beyaz, apak. Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde.

BELLİBELEK

Besbelli, apaçık, belli, belirli.

BELLÜ

Besbelli, apaçık, belli, belirli. Belli, aşikâr.

ÖNKANIT

Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda başvurulan ve apaçık göründüğü için kanıtlanmadan doğru sayılan ilksav.

BELLU

Besbelli, apaçık, belli, belirli.

GÖRÜNÜR

Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.

ÖNKOYUT

Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav.

AYNELAÇIK

Apaçık, besbelli.

AŞİKAR

Açık, apaçık, belli, meydanda.

BEDAHET

Besbelli, apaçık olma durumu. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği.

BELİT

Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.

BEDİHİ

Besbelli, apaçık.

ALACIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BELGADE

Besbelli, apaçık, belli, belirli.