Kelimeler arşivi içinde; başında "antlaşma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. antlaşma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu antlaşma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde antlaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANTLAŞMA
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.
ANTLAŞMAK
Antlaşma yapmak, ahitleşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANTLAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜVENCE
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
AHİTLEŞMEK
Antlaşmak.
BARIŞ
Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.
NİŞANCI
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.
MADDE
Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.
MUAHEDENAME
Antlaşma metni.
PAKT
Antlaşma.
BAĞLAŞMAK
Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek.
STATÜKO
Süregelen düzenin korunması durumu, sürer durum. Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum, sürer durum.
DİPLOMASİ
Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü. Bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği. Bu görevlilerin oluşturduğu topluluk. Güç bir görüşme sırasında gösterilen ustalık ve beceriklilik. Yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı.
KOZAK
Kozalak. Metalden yapılmış, içine antlaşma ve padişah mektuplarının konulduğu kutu.
AHİTNAME
Antlaşma belgesi.
AHİT
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.
MÜBADİL
Başkasının yerine getirilmiş, mübadele edilmiş. Lozan Antlaşması'na göre, İstanbul dışında oturan Rumlarla değiştirilmek üzere Batı Trakya dışındaki Yunanistan'dan getirilen Türkler.
AHDİ
Antlaşmaya göre olan, antlaşma gereği olan.
KOŞUL
Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.
MİSAK
Sözleşme, antlaşma, bağlaşma.
REVİZYONCULUK
Bir öğretinin, bir anayasanın, bir antlaşmanın yeniden gözden geçirilmesi için savaşan kimse veya yeniden gözden geçirmeyi gerektiren görüş, revizyonizm.
MUAHEDE
Antlaşma.
AHİTLEŞME
Antlaşma.