Kelimeler arşivi içinde; başında "ansımak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ansımak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ansımak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ansımak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANSIMAK
ANSIMAK
Topallamak, aksamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANSIMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YALPIRMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak.
YALDIRAMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak. Parlamak.
KINITMAK
Dadanmak, tutkunlaşmak. Bir şeyi, bilgiyi olduğu gibi ansımak, ezberlemek. Kovmak : Hasan şu öküzü oradan kınıt ta gel.
YABANSIMA
Yabansımak işi.
YAŞIMAK
Yansımak, gevezelik etmek.
TODARMAK
Ansımak.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
YALDIRDAMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak. Su üstündeki yağ ve benzerleri parıldamak.
YALABUMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak.
YALBIRDAMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak. Parıldamak.
YANSIMA
Yansımak işi. Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs. Doğa seslerine benzer seslerle yapılmış olan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb.
YALBIRAMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak.
VURMAK
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
YALPIMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak.
İBİLEMEK
Ansımak. Düşünmek. Çekememek, kıskanmak. İstemek.
TOHAFSINMAK
Yabansımak, tuhafına gitmek.
YALPIRDAMAK
Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak.
HİYALLAMAK
Gizli bir işi ortaya çıkarmak, bir işi sezmek. Kuşkulanmak. Denemek, sınamak. Ansımak, hatırlamak : Söyler söylemez hiyalladı. Sınamak, denemek.