ANLANMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "anlanmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. anlanmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu anlanmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde anlanmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ANLANMAK

Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Çatlamak: Anlı testi ile suya gidilmez. Buğday, arpa gibi tahıllar başak verme durumuna gelmek. Anlaşılmak, fehmolunmak, takdir olunmak.

  -   -   -  

Anlamında ANLANMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANLANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YEŞERMEK

Bitki yaprak vermek, yapraklanmak. Canlanmak, yeniden ortaya çıkmak. Yeşil renk almak, yeşillenmek.

HARMANLANMA

Harmanlanmak işi.

ADAĞLANMAH

Kız nişanlanmak.

KATRANLANMA

Katranlanmak işi.

CANLANMA

Canlanmak işi.

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

YAVUKLANMAK

Biriyle nişanlanmak.

KANLANMA

Kanlanmak işi.

NİŞANLANMA

Nişanlanmak işi, adaklanma. Bir erkekle bir kadının ileride birbirleriyle evlenmek için yaptıkları sözleşme.

ŞERBET

Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılmış olan içecek. Bazı maddelerin suda eritilmişi. Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek. Belli törenlerde konuklara sunulan şekerli içecek.

ALEVLENMEK

Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.

HEYECANLANMA

Heyecanlanmak işi.

DİRİLMEK

Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

TIRPANLANMA

Tırpanlanmak işi.

ADAKLANMAK

Nişanlanmak.

HELECANLANMA

Helecanlanmak işi.

YENİLENMEK

Bir şeyin yerine yenisi konulmak. Canlanmak. Bir iş bir kez daha yapılmak, tekrarlanmak.

TAZELEŞMEK

Taze bir durum almak, canlanmak, gençleşmek.

YALANLANMA

Yalanlanmak işi.