Kelimeler arşivi içinde; başında "ank" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. ank ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ank ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ank olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANKİLOBİLEFARON
ANKİLOSTOMOZİS, ANKİLOSTOMATİK
ANKİLODAKTİLİ
ANKADAZABRAK, ANKSİYOLİTİK, ANKİLOGLOSSİ
ANKARALILIK, ANKİLODONTİ
ANKILDAMAH, ANKETÖRLÜK, ANKETÇİLİK, ANKITLAMAK, ANKİLOSTOM
ANKSİYETE, ANKSIRMAK
ANKASTRE, ANKASTAN, ANKASLEK, ANKARALI, ANKIRNAS, ANKIRMAK, ANKIRMAH
ANKİLOZ, ANKİSTE, ANKİLUS, ANKİRİN, ANKETÖR, ANKIDAK, ANKABAK, ANKETÇİ, ANKEBUT, ANKEBİT, ANKAZAK, ANKAVUT, ANKŞAMA
ANKONA, ANKİRİ, ANKMAK, ANKAŞI, ANKANA, ANKARA
ANKUT, ANKUR, ANKIR, ANKRİ, ANKON, ANKIT, ANKIŞ, ANKIL, ANKIÇ, ANKET, ANKED, ANKAZ, ANKAT, ANKAS
ANKA
ANK
ANK
Ördekten daha iri, kiremit renkli bir çeşit kuş, angıt. Kavun, karpuz ve benzerleri nin çiçekten sonraki olgunlaşmamış hali.
ANKADAZABRAK
Aptal.
ANKİLOSTOM
Ancylostoma cinsinde bulunan birey. Ancylostomidae ailesinde bulunan birey, kancalı kurt.
ANKİLOSTOMATİK
Ancylostoma'ların neden olduğu.
ANKITLAMAK
Nişan alıp atmak: Ankıtladım, sağ gözünden vurdum.
ANKILDAMAH
Mızrak atıldığı zaman düdük gibi ses çıkarmak.
ANKSİYOLİTİK
Canlılarda strese bağlı olarak oluşan belirtileri ortadan kaldıran ilaç.
ANKİLOSTOMOZİS
Kancalı kurt hastalığı.
ANKİLODONTİ
Diş dizilimdeki düzensizlik.
ANKİLOGLOSSİ
Dil gemciğinin dilin serbest hareketine engel olacak kadar kısa olması. Köpeklerde görülür.
ANKSİYETE
Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk.
ANKETÇİLİK
Anketçinin yaptığı iş, anketörlük.
ANKİLODAKTİLİ
Parmak yapışması.
ANKARALILIK
Ankaralı olma durumu.
ANKETÖRLÜK
Anketçilik.
ANKİLOBİLEFARON
Göz kapağı yapışması.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANGORA
Ankara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan (giysi).
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
AKUSTİK
Yankı bilimi. Yankılanım.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ANDEZİT
Ankara taşı.
AYAŞ
Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
AMBULANS
Cankurtaran.
ATKARACALAR
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
ANKETÇİ
Anket yapan kimse, anketör.
ALIŞILMIŞ
Her zamanki, mutat.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AKYURT
Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ALTINDAĞ
Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
AKSİSEDA
Yankı.
ANKETÖR
Anketçi.