Kelimeler arşivi içinde; sonunda "angın" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu angın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında angın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde angın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DADANGIN, SINANGIN
USANGIN, OSANGIN
YANGIN, KANGIN
ANGIN
ANGIN
Ünlü, meşhur.
KANGIN
Suya doymuş : Eşek kangın, topraklar kangın. Bir şeye inancı olan kimse.
YANGIN
Zarara yol açan büyük ateş. Hastalıkta ateş. Coşkunluk. Tutkun, düşkün, âşık.
OSANGIN
Bıkmış, usanmış.
DADANGIN
Alışkın.
USANGIN
Usanmış, bıkmış. Usanmış, bıkmış bir biçimde.
SINANGIN
Denenmiş, denemeden geçmiş. Denemiş, bilgili, tecrübeli.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NAPALM
Yangın bombalarının doldurulmasında kullanılan, alüminyum veya sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde.
ÇAMURLAMA
Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
DİLKEMLEĞİ
Yağmur, dolu, yangının yaptığı zararın dar bir alanda uzayıp gitmesi.
ADDEĞİŞİ
(Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.
ABARIK
Telaş, heyecan ünlemi: Arkadaşlar yangın var, abarık!.
MOLOTOFKOKTEYLİ
Bir şişeye birtakım yanıcı maddeler doldurularak yapılan, fitilli bir tür yangın bombası.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
PİROMANİ
Yangın çıkarma hastalığı.
İTFAİYECİLİK
İtfaiyecinin yaptığı iş, yangıncılık.
KÖŞKLÜ
Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.
İTFAİYECİ
Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.
BASIKDIRMAK
Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.
KUNDAKÇI
Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
İTFAİYE
Yangın söndürme kuruluşu. İtfaiye aracı.
MEŞHUR
Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse).
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
SÖNDÜRÜCÜ
Yangın söndürücü. Yangınları söndürmeye yarayan.