ANACA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "anaca" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. anaca ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu anaca ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde anaca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ANACA

Ana olarak.

  -   -   -  

Anlamında ANACA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GARİBE

Şaşılacak şey, yadırganacak şey.

ARASAT

Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

HARÇLIK

Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para.

GELECEK

Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

ÇARPAN

Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

ACAYİPLEŞMEK

Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

ANALIK

Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.

BEŞİK

Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

DİSPEÇ

Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.

DOLAM

Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

GİDER

Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

GALVANİZ

"Üzeri değerli madenlerle kaplanacak bir bakır levhanın batırıldığı altın, gümüş veya platin banyosu" anlamına gelen galvaniz banyosu birleşik sözünde geçen bir söz.

GARABET

Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık.

ACAYİPLEŞTİRMEK

Yadırganacak bir duruma getirmek.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.