Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ambar" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ambar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ambar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ambar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRKAMBAR, EĞRİAMBAR
BARAMBAR, PEGAMBAR, PEHAMBAR
HAMBAR
AMBAR
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
PEHAMBAR
Peygamber.
PEGAMBAR
Peygamber, bk. pehâmbâr, pegamber.
EĞRİAMBAR
Giresun ili, Dereli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BARAMBAR
Birlikte.
HAMBAR
Ambar. Tahıl ambarı, serendi. İçine ekin konan büyük sandık. (İnönü Eskişehir; Akbaş Güdül Ankara).
KIRKAMBAR
İçinde değişik türden şeyler bulunan kap veya yer. Birçok konuda bilgisi olan kimse. Çerçi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AMBAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BRANDA
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
MANİKA
Gemilerde, ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca.
RAMPA
Bir arazinin, bir kara yolunun, bir demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. Bir geminin bir başka gemiye, dubaya, iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması. Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. İki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. Bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç. Füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek.
SARPIN
Tahıl kuyusu, zahire ambarı, silo. Ekmeği koymaya yarayan dört gözlü sandık.
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
KİLER
Evlerde yiyecek, içecek ve erzakın saklandığı oda, ambar veya dolap.
GÜVERTE
Gemide ambar ve kamaraların üstü.
SİLO
Tahıl vb. ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı, genellikle silindir biçiminde ambar.
DEPOLAMAK
Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.
KOÇU
Süslü bir tür gezme arabası. Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş zahire ambarı.
AMBARCI
Ambara bakan görevli, ambar memuru.
PETEK
Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu. Isıtma tesisatında ısı dağıtımını, içinden sıcak su geçerek sağlayan dilim, radyatör. Balçıktan yapılmış olan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. Arı kovanı. Bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı. Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm.
AMBARLATMAK
Ambarlama işini yaptırmak.
AMBARLANMA
Ambarlanmak durumu.
AMBARLATMA
Ambarlatmak işi.
AMBARLAMA
Ambarlama işi, depolama.
AMBARLANMAK
Ambarlama işine konu olmak.
ARDİYYE
ambar. -mukavelesi: ambar sözleşmesi.
AMBARCILIK
Ambarcının yaptığı iş.
AMBALA
Ambarlar.