ALIŞI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alışı" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. alışı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alışı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alışı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ALIŞILMAMIŞLIK

13 harfli kelimeler

ALIŞILABİLMEK, ALIŞILAGELMEK

12 harfli kelimeler

ALIŞILABİLME, ALIŞILAGELME, ALIŞILMIŞLIK

11 harfli kelimeler

ALIŞIVERMEK, ALIŞILMADIK, ALIŞILMAMIŞ

10 harfli kelimeler

ALIŞIVERME

9 harfli kelimeler

ALIŞIKLIK, ALIŞILDIK, ALIŞILMAK, ALIŞILMIŞ

8 harfli kelimeler

ALIŞILMA

6 harfli kelimeler

ALIŞIN, ALIŞIK, ALIŞIH

5 harfli kelimeler

ALIŞI

Bazı kelimelerin anlamları

ALIŞI

Bir araştırma sürecinde, yöntemin uygulanması ve yordamların kullanılmasında alışıla gelmiş yol.

ALIŞILMADIK

Alışılmamış, az görülen, olağanüstü.

ALIŞIKLIK

Alışık olma durumu.

ALIŞILMAK

Bir şeye alışmış duruma gelinmek.

ALIŞILAGELMEK

Alışılmış olmak.

ALIŞILMAMIŞ

Nadir, bilinmeyen, az rastlanan.

ALIŞILMAMIŞLIK

Alışılmamış olma durumu.

ALIŞIVERMEK

Çabucak alışmak.

ALIŞILABİLME

Alışılabilmek işi.

ALIŞILMIŞ

Her zamanki, mutat.

ALIŞIVERME

Alışıvermek işi.

ALIŞILDIK

Alışılmış olan. Her zaman görülen, sık rastlanılan, yaygın.

ALIŞILMIŞLIK

Alışılmış olma durumu.

ALIŞILAGELME

Alışılagelmek işi.

ALIŞILABİLMEK

Alışılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALIŞILMA

Alışılmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ALIŞI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALIŞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞIRI

Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.

BAYINDIR

Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.

BASBAYAĞI

Alışılandan, bilinenden hiçbir farkı olmayan, bilindiği gibi. Alışıldığı üzere.

BATTAL

En ve boyca alışılmış olandan büyük. İşe yaramaz, kullanılmaz.

BOL

İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

CEHDETMEK

Çalışıp çabalamak.

BİÇİMCİ

Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.

BAŞLAMAK

Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

BAŞKA

Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

AYRIKSI

Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan, eksantrik. Başka, bambaşka, apayrı, eksantrik.

BERMUTAT

Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi.

ACUBE

Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.

BAŞKALIK

Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AZ

Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

ANORMAL

Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.

BAKIMLI

İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.